Apple bir güzellik yapıp Türkiye versiyonunu daha uygun ve rekabet edebilir bir fiyatla satarsa daha çok satılır. Aynı donanım özellikli Apple ve diğer markaları karşılaştırıyorum (Ucuza kaçanları söylemiyorum bile) fiyat farkı bana fazla geliyor. Elbet Apple'ın kasa daha güzel, ek özellikleri var, ekranı da daha iyi ama yüksek özelliğe kaçan Apple'lar pro sınıfına giriyor, onların da fiyatı baya uçuyor.
Mac-Pc Karasızlığı
- Paylaş:
- Bu konu için RSS beslemesi
-
-
Açıkçası, Apple'la alakası yok Türkiye'de Mac'lerin pahalı olmasının artık. Tamamen Bilkom'un mallığı.
Şu anda Apple'ın taşınabilirlerinin en ucuzu MacBook Air olmasına rağmen, Bilkom kendi garanti paketi olan XL'i satarken Air'ları hâlâ "lüks" kategorisine sokup daha fazla para istiyor. İlk çıktığı zaman da ikisi de Amerika'da 999$ olan baz model MacBook ve MacBook Air, Türkiye'de 350TL farkla satılıyordu.
Bilkom, Apple'ın izinden gitmiyor. Şu anda MacBook Air sınıfında, kalitesinde ve özelliklerinde bir cihaz üretmek isteyen üreticiler, Intel'den indirim ve her üretilen bilgisayar için 100$ ek yardım almalarına rağmen zarar etmeden Apple'ın ürünleriyle aynı fiyata satamıyorlar bu bilgisayarları. Apple ise hem daha ucuza, hem de oldukça güzel bir kâr marjıyla satıyor.
Mac almak isteyenlere tavsiyem, kesinlikle yurtdışından edinmeleri. Apple ürünlerinin en pahalı olduğu ülke olan İsveç'te bile, %18'e karşılık %25 vergiye rağmen, aynı modelde (11.6"/1.6 i5/4GB/128GB) 300TL fark ediyor.
-
Canı elma çekenler iPad, ipod, iphone gibi başarılı performans+tasarım alsınlar. Bunların ve birkaç aksesuar dışında hiçbir ürünü profesyonel değilseniz almak anlamsız. Kaldıki konuştuğum profesyoneller bile eski imac lerini sürüye sürüye kullanmayı tercih ediyor. Zaten Apple'ın da bunu umursadığı yok. Tasarımları dar bir odada üç dört arkadaşın iş yetiştirmek için sabahladığı koşullar için yapılmıyor. Metreslerine doğum günlerinde mücevher almak yerine satıcıya "eyyi ossun gözel ossun" dediğinden kendine tavsiye edildiği için alıyor.
-
Evet arkadaşlar haklısınız pahalı ukela bir marka ama bu konuda iyiinsan haklı. Neyse benim demek istediğim birde windows un berbatlığı .. .1. Alet kendi için çalışıyor. Açılması bakanlar kurulu eşliğinde oluyor..2. sürekli bi şeyler güncellicem diyor bu arada da se internette bişeye bakamıyorsun..3. Virüs vardır . banane ben mi koydum virüsü sorunu sen çöz ben senin beceriksizliğin için niye program parası veriyorum..4. her internete girdiğimde beni niye tehtid ediyor bak özel bölge askeri bölge zart zurt.
5. Yeni alınan bir notebook ilk kullanımda ve sonrasında neden kapanmıyor kapatmaya zorla diyor. kardeşim neyi zorluyorum ben.. 5. dllm mmlk abs çbs falan filan dosyası geçersiz işlem yürüttü işleminizi yapamıyorum muş banane be sen bilgisayarsın.ben dosya isim uzantılarını mı öğrenicem iki işlem yapmak için.. 6.. tabii konfigürasyooon bak bu doğru iyi ana kart iyi ekran kartı şu bu bana ne ben tasarımcımıyım. en iyi konfigürasyonu toplayıp 2 exel tablosu yapıp iki fotoğraf işlicem çok ucuza çıkıcak..
Kısacası mac pardus linux önemli değil bu windows ne derse niye herkes gıkını çıkarmıyor. Bi apple için söylenen bunca kötü lafın yanında niye windowsa kimse bişey demiyor .. Bu beni rahatsız ediyor. -
Evet scitakoglu yerden göğe kadar haklısın. Ancak hikayenin bilinmeyen pekçok yüzü var. Windows koca bir sektörün yükünü çekmek zorunda. Yüzbinlerce yazılım ve donanıma ve pos sisteme neredeyse yırmi yıla yakın bir geriye uyumluluk ile hizmet vermek zorunda. Hemde bunu sırf onun açıklarını kovalamak için yazılmış virüsler varken yapmalı. Mac kapalı güvenli bir odada sınırlı donanım ve yazılım uyumu mecburiyetiyle mutlu mesut yaşıyor. Ben windows un sektörün yükünü çektiğini mac in ise kaymağını sıyırdığını düşünüyorum.
-
mac'i apple'ı final cut'ı 10 yıldır hem kullandım hem savundum ama acı gerçekle karşı karşıyayız, mac önce ipod sonra da iphone furyasından sonra iyice conconlaştı. resmen tamamen bir tiki oyuncağı olma yolunda ilerliyor.
bugün bir proje için motion 5 kullanmam gerekti. bilmeyenler için motion, adobe after effect tarzı bir compositing programı ve share diye bir seçenek eklemişler. yani yapılan işin çıkışını al değil (export), işle değil (render) "paylaş"! zaten menünün altında da ilk önce ipod, iphone, ipad seçenekleri sonra email ondan sonra youtube, facebook, vimeo seçenekleri taaa ondan sonra export seçenkleri var ki export'a basınca program göçüyor yani henüz stabil değil.
üstelik motion 4 yerine 5'i kurunca final cut açılmıyor, motion'u aplicationdan çıkarmak lazım. programları birbiriyle uyumlu değil.
biraz dert yanma gibi oldu ama mac'ın geleceğini (özellikle profesyonel kullanımda) pek aydınlık görmüyorum. mac ürünleri hızla oyuncak haline dönüşebilir (dönüşüyor da)
çok kızgınım şu an mac'e!konuyu fotoğrafa bağlıyayım; canon veya nikon'un artık raw çekmeyen renk değerleri aşırı arttırılmış jpeg photoğraflar çekip ve bunu karta basmak yerine öncelikle doğrudan internet bağlantısıyla facebook'a yüklemeyi öneren dslr'ler ürettiğini düşünün. işte mac mantalite olarak bu yolda ilerliyor.
-
"canon veya nikon'un artık raw çekmeyen renk değerleri aşırı arttırılmış jpeg photoğraflar çekip ve bunu karta basmak yerine öncelikle doğrudan internet bağlantısıyla facebook'a yüklemeyi öneren dslr'ler ürettiğini düşünün"
Agah ifaden süper açıklayıcı olmuş. Ancak sende biliyorsinki bu söylediğini gerçekleştiren de çıkacak :(
-
giriş sevyesinde bu hızla oluyor, benim asıl korkum daha üst seviye makinelerde de bunun olması. mesela canon 60d'ye minyatür efekti koydu, sony yakında ff makinelere bile panorama özelliği koyar, nikon da hdr yapabilen ff'ler çıkarır, ondan sonra bunlar giriş seviyesi kullanıcılar için satın alma kriterine dönüşür, firmalar da bazı temel özellikleri çıkarıp bu göz boyama özellikleri ekleyecekler.
fiyatların düşmesi iyi hoş da fiyatların düşmesiyle birlikte kullanıcı profili de amatöre doğru düşüşe geçiyor ve makineler bu profile göre şekillenmeye başlıyor.
İlgili Konular
Cevapla
Mesaj göndermek için giriş yapmalısınız.




