Mac-Pc Karasızlığı

  • Konuyu Cevapla
  • Paylaş:    
  • Bu konu için RSS beslemesi
  1. 1 yıl önce   #

    Herkeze selamlar,

    Özellikle bu soruyu Yalçın'a yönlendirmek istiyorum çünkü kendisinin bilgisayar müh. kökenli olduğunu biliyorum, ama tecrübesi olan herkezin fikrine açığım.

    Kullandığım bilgisayarı çok yönlü kullanmayı seven biriyim o sebeple sadece photoshop kullanmak için pc toplamıyorum bu sebeple toplayacağım pc her işime hitab etmeli (oyun dahil :) grafik tasarım ile uğraşan bir çok tanıdığım yıllardır mac kullanmakta onlara sorsam hiç teredütsüz ayıla bayıla mac al diyecekler, bu sebeple iki sistemide test etmiş insanlara soruyorum sorumu. Konu her isteğime hitab edicek pc diyince karşıma 3 seçenek çıkmakta, bunlar.

    1 - Bütçeye uygun Mac almak ki bu da donanımsal olarak çok tatminkarmış gibi durmayan sistemleri pcye kıyasla pahalıya almak oluyor ve de performansı benim için soru işareti.

    2-Mac le işim olmaz diyip Mac Parasına sağlam doananıma sahip Pc alıp Win7 ile devam etmek.

    3-Sonuçta Mac'a Windows kuruluyor da tersi mümkün değil mi diyip, biraz daha paraya kıyıp uygun donanımları seçip yine sağlam özelliklere sahip bir bilgisayarda çift işletim sistemini kullanmak.

    Maclerin efsanevi "kararlı çalışma" durumu sanırım G serisi işlemci kullandığı dönemlerede kaldı gibime gelmekte, intele geçtiğinden beri yakınma artmış gibi durmakta ama çokta bilemiyorum tabi, yazdıklarım tamamen sağdan soldan duyduklarım ve okuduklarımdan ibaret.

    Bilgisi olanların fikirlerini bekliyorum.

    Peşinen Not: Sistem güvenliği konusu benim için çok önemli değil neticede her iki sistemde güvenlik olarak benim gözümde riskli sitemler. Hatta millet nasıl bir güvenle hiç bir koruma kullanmadan, mac'te kendiyerini rahat hissediyorlar anlamıyorum :)

  2. 1 yıl önce   #

    Geçtiğimiz gün 5. Mac'inin siparişini vermiş ve birkaç ay önce yeni bir PC toplamış biri olarak sanırım ki ben de bu soruları cevaplandırmak için yeterince tecrübeli sayılabilirim. :) (Kaldı ki, Yalçın Mac kullanmıyor. Benim Mac'lerden birini verecektim ama babamlar el koydu. :) )

    Öncelikle, bir adet PowerPC G4'lü taşınabilir, bir adet G4'lü masaüstü, iki adet de Core 2 Duo'lu taşınabilir kullanan biri olarak söylemeliyim ki, Mac'lerin "kararlı çalışma" durumunda kesinlikle bir değişiklik yok. Her işletim sistemi gibi Mac OS X de kendi çapında hatalar barındırmakta, kendi çapında sinir bozucu özellikleri bulunmakta. Şikayetlerin artmasının nedeni, Intel'e geçişten sonra kullanıcı kitlesinin büyük bir hızla artması. Eskiden 3x kişi söyleniyorsa, şimdi 300x kişi söyleniyor. Ama orantı, toplam kullanıcıya göre aynı.

    İkincisi, 6 yıldır Mac kullanıyorum, kesinlikle hiçbir virüs koruma programı almadım ve bugüne kadar tek bir sorun bile yaşamadım. Öte yandan, Windows'lu bir sistemi 60 saniye internette bırakmak, bakteri yuvası haline gelmesi için yeterli oluyor. Ha, bu Mac OS X'te hiç açık yok demek değil, ama çok spesifik açıklar bunlar ve Windows'taki gibi önüne gelene bulaşmıyor, nokta atışı gerektiriyor.

    Yazdığın seçeneklerden sadece ilk ikisini tavsiye edebilirim: Ya Mac al, ya PC. PC'ye Mac OS X kurmaya çalışma. Bugün çalışır, yarın çalışır ama elbet bir gün bir yerde patlayacaktır.

    Fiyat farkı da aslında o kadar büyük değil, eğer kaliteli parçalar seçerseniz. Birebir aynı sistemi toparlama imkanınız yok, ama benzer sistemleri oluştururken çok fiyat farkı olmadığını göreceksiniz. Mesela bir önceki model 27" iMac'in en düşük versiyonunu (Core 2 Duo'lu model) ele alıp benzer bir sistem toparladığınızda fiyatı 4000TL civarında olacak. Peki o iMac'in fiyatı ne kadar? 4350TL.

    Üstelik tek parça cihaz.

    Dipnot: PowerBook'tan önce 5-6 yıl kadar PC kullanıcısıydım. Mac almaya başladıktan sonra sadece bir kez, o da NAS kurmak için PC topladım. Ne kadar kaliteli parça seçmeye çalışırsanız çalışın, toplama PC ölüm gibi bir şey. Her aşamasında ayrı lanet ettim. O bilgisayara uzaktan eriştiğim için pek sıkıntısını çekmiyorum ama kendisinde sürekli çalışmayı hayal bile edemiyorum.

  3. 1 yıl önce   #

    tam 10 yıldır profesyonel olarak mac kullanıyorum ve artık mac hayranıyım denebilir ama yazdıklarınıza bakılırsa pc alın derim ben. çünkü pc alırsanız sonradan mac'i pek hatırlamazsınız ama mac alırsanız her zaman "acaba pc mi alsaydım" dersiniz. ben şahsen mac mi pc mi diye soranlara "eğer mac almayı %80'den daha fazla istemiyorsanız mac almayın" derim. eğer içinizden %25 pc, %75 mac almak geçiyorsa bile gidin pc alın.

    aşağıdaki videoyu geçen sene bir iddia üzerine kendi bilgisayarımda kaydettim. eğer bu video bile sizin mac alma isteğinizi %90'ın üzerine çıkarmıyorsa, mac'e hiç bulaşmayın.

    ekran kaydetme programı demo olduğu için ortasında program ismi yazılı. ardı ardına final cut pro (kurgu programı) motion (after effect tarzı compositing programı), compressor (video konvert programı), firefox ve içinde windows'u açtığım VMware Fusion programlarını açıyorum. windows açılırken konvert programına video koyup işlemi başlatıyorum. sonra motion da 3d bir proje açıp real time oynatıyorum. sonra firefox'da internete girerken final cut pro'da capture başlatıyorum. windows'da fifa 10 demosunu çalıştırıyorum ve takılmadan maç ediyorum. normalde bunları birisi bile windows'u işgal ederken mac windows'un kendisi de dahil herşeyi tıkır tıkır en ufak bir kasılma olmadan hallediyor. üstelik birbirileri arasında geçiş de sorunsuz ve hızlı. normal bir pc'de oyundan çıkıp geri girmek bile eziyet.

  4. 1 yıl önce   #

    Mac :)
    Para ayarlabildiğim an düşünmeden geçeceğim.

  5. 1 yıl önce   #

    yukarıdaki video tamamen montaj :) işin şakası bir yana kullandığınız mac sanırım mac pro, peki donanımsal özelliği nedir?

  6. 1 yıl önce   #

    8 çekirdekli ve 16 gb ramli bir alet. çoğu windows'cu "daha ucuza 8 çekirdekli ve 16 gb ram'li alet toplarım" der hatta abartanlar "bu yapılanların hepsini de yapar" diye iddia eder. ama tam olarak öyle değil.

    bu şuna benziyor, "ferrari'de 12 silindirli motor var, ben opel tempra'ya da 12 silindirli motor taksam onla da 320km ile yolculuk yapabilirim" hayır yapamazsın çünkü işin içinde aerodinamik, şasi, ağırlık, frenler gibi bir çok etmen dahil oluyor. bilgisayarda da aynısı geçerli. mac'ler alüminyum kasasının ısı transferindeki etkisi, fanların performansı, işlemcilerin ve harddisklerin kasa içerisindeki yerleşimi, kasa içinde tek bir kablo bile olmaması (kurbağa bağırsağı gibi değil yani) işletim sistemi, unix tabanlı olması hepsi birbiri ile bağlantılı.

    başka bir ibret dolu örnek vereyim :) bundan yaklaşık 10 yıl önce üniversitede okuduğum bölüme yeni gelen mac g4'de başladım macintosh kullanmaya ve geçen sene okulu ziyaret ettiğimde 10 yıllık makine ile hala çatır çatır kurgu yaptıldığını gördüm ve daha da güzeli 10 yıldır hiç format atılmamış ve 10 yıl önce kendi ismimle kaydettiğim layout'lar hala oldukları yerde duruyorlardı :) ve bu makinenin işlemcisi 1ghz bile değil (yanlış hatırlamıyorsam 700-800 küsür mhz olmalı) ve ram'i 521 mb.

    bu konuda her zaman dile getirdiğim bir iddiam var, bir adet mac alın ve aynı anda bir adet ister aynı fiyata daha yüksek donanımlı, isterseniz de aynı donanımlı daha düşük fiyatlı bir pc alın ve bir bakın bakalım 6 ay sonra önce hangisinden soğumaya başlıyacaksınız ve önce hangisi çöpü boylayacak?

    mac bilgiyarların en güzel yanı yeni bir modeli çıktığında eskisi değerinden bir şey kaybetmiyor sadece yenisi gerçekten çok daha fazla değerli oluyor. mesela daha yeni 16 çekirdekli bir mac pro çıktı, ve bu benim üç yıl önce aldığım 4 çekirdekli mac pro'un değerini ne maddi ne de manevi düşürmedi. hala ilk aldığım günkü zevkle kullanıyorum.

  7. 1 yıl önce   #

    verdiğin bilgiler için gerçekten çok teşekkürler agah, mac alma isteğimi tam bir oran veremiyeceğim ama yüzde seksenin üzerine çıkmasını sağladınız. ilk işim beli doğrultup bir mac almak olacak sanırım. birde bu elmalar her köşe başındaki manavda satılmıyor, uyguna bulabileceğim bir yerler varsa bilmek isterim doğrusu.

  8. 1 yıl önce   #

    "8 çekirdekli ve 16 gb ramli bir alet." Bu alet %99'in bütçesinin dışında. Ben şuan Mac de bakıyorum ama Sony Vegas için sanırım 6 çekirdekli Phenom içeren yeni bir windows sistemi kuracağım gibi. MacBook Pro alsam 2600$, i5'li iMac alsan o da o kadar. Yani tamam Mac güzel ama parası olanı.

  9. 1 yıl önce   #

    Biz ona "Türkiye vergisi" diyoruz.

    Çünkü Türkiye mükemmel bir ülke, orada yaşamak için her şeye daha fazla para vermek zorundasın.

    Orada Core i3'lü 27" iMac baz modeli 4500TL'ye alabiliyorsun, İsveç'te i5'li modeli i7 2.93GHz, 8GB RAM ve 2TB harddiske yükseltince sadece 5500TL veriyorsun.

    Neden? Çünkü İsveç kesinlikle yaşanmayacak bir ülke, o yüzden her şey daha ucuz.

  10. 1 yıl önce   #

    evet o çalıştığım yerde kullandığım "16gb ram'li 8 çekirdekli alet" pek çok kişinin bütçesinin de, ihtiyaçlarının da dışında. siz hd video işlemek istediğiniz için paranızın yettiği en yüksek donanımı istiyorsunuz ama pek çok kişi için bir "mac mini" yeter de artar bile. adının mini olmasına aldanmayın 8gb'a kadar ram, 4 çekirdek ve 500gb harddisk var bu küçücük fıçıcığın içinde. (maksimum konfigürasyon)

    aslında mac mini 1 saati aşmayan kurgu projelerinde benim bile işimi görürdü ama hem gerektiğinde capture kartı takabilmek, hem de müşterilerimin işimi küçümsememesi için mac pro aldım. (malum devir imaj devri ve haklı olduğumu da bir çok kez gördüm)

  11. 1 yıl önce   #

    Mac mini sadece 2.4GHz ve 2.66GHz Core 2 Duo seçenekleriyle geliyor, 4 çekirdekli bir işlemciyle sunulmuyor.

    Onu yapabildiğiniz bilgisayar iMac.

  12. 1 yıl önce   #

    işte o çift çekirdekli iki işlemciden bahsediyorum zaten ben de. yani makinede toplam 4 çekirdek olması durumu. system profiler kısmında number of cores satırında 4 yazar. ama evet quad core bir işlemci değil, dual core iki işlemciye sahiptir mac miniler.

    ---ek---
    ya da yazmayabilir de :)
    şimdi baktım da core 2 duo'lar da iki çekirdekli sanırım. quad core olmayan bir mac bulunca en doğrusuna bakarım.

    bu arada ben 16 çekirdekli mac pro çıktığını söylemiştim ama aslında o 12 çekirdekliymiş. çekirdeği bol buldum saçıyorum anlaşılan.

  13. 1 yıl önce   #

    Buyur?

    Mac mini tek işlemcili yahu.

    Başka bir şeyle karıştırıyorsun sen. :)

  14. 1 yıl önce   #

    valla arkadaşlar işyerinde 4 çekirdek 8gb ramli mak pro kullanıyorum 3 senedir, bende yaklaşık 6 ay önce evime imac aldım 12 ay taksitle 3100tl ya geldi bana üstelik 4 gb tan 8 gb a ram upgrade'i de bu fiyatın içinde sadece ekran makineye takılan tek kablo elektrik fişi:) tamamen kablosuz olarak tasarlanmış ve canavr gibi çalışıyor.ben evimde kurgu yapmak amaçlı aldım bu seti bütçem kısıtlı olduğu için imac aldım yoksa gönül ister mac pro alayım :)özellikle fotoğraf işleme için fazlasıyla yeterli bir program.HD video editlerken biraz sıkıntı yaşanıyor ama çok ciddi değil.eskiden manyak gibi pc topla formatla yedekle işleriyle uğraşırdım şimdi sadece işime ve çektiğim fotoğraflara yoğunlaşıyorum :) üstelik pc de ihtiyaç duyduğum bütün programların ya aynısı yada aynı işi yapan bir muadili bulunuyor.ilk zmanlar bu programları bulmak mac e alışmak sıkıntı ama alışıncada eli kolu oluyor insanın.

  15. 1 yıl önce   #

    Sırf Bu konuya cevap yazmak için ben siteye üye yaptınız helal olsun.

    Öncelikle şunu size açıklamak isterim ki uzun yıllar 300000 üyeli bir meslek örgütünün sistem yöneticiliğini yapmış bir insan ve bilgisayar mühendisi olarak sizleri Apple konusunda bir miktar bilgilendirmek zorunda hissettim.

    Yazacaklarım Apple firmasının efsane olduğu ve hem donanımsal hem yazılımsal olarak medya ve yazılı basında liderlik koltuğuna oturduğu dönemleri kapsamaz. Baştan yazalım sonradan problem olmasın.

    Apple firması çağımızın en sahtekar firmalarından biridir. Bütün pazarlama tekniklerini göreceli stabil ve geri zekalı Amerikalıların rahat kullanabilecekleri işletim sistemleri ve programlar üzerine kurarlar, Web sitelerinde ve ürün tanıtımlarında bilimsel değer vermekten kaçınırlar göz boyamaya yönelik grafikler ve bilimsellikten çok uzak propoganda malzemeleri kullanırlar. Bu ürünü x kartıyla alırsanız y kartına göre 2.5 kat daha iyi performans alırsınız gibi. Dünyanın en sorunsuz işletim sistemlerini en stabil aletlerini satıyoruz gibi.

    Ama işin aslı öyle değildir giderler sizin herhangi bir bilgisayar mağazasından 1500 dolara toplayabileceğiniz bir sistemi beyaza boyayıp 2500 dolara satarlar. İşletim sistemi göreceli stabil olsa da geliştirilmeye son derece kapalı bir sistemdir. Kullanıcı yararına geliştirilen programlara sıcak bakmazlar. Kendi ürettikleri yazılımlara rakip istemezler. İşletim sistemleri ne linux kadar hızlı ve becerikli nede windows kadar alternatif program ve araca sahiptir. Dünyadaki bütün işletim sistemleri için virüs,worm.trojan yazılabilir mac os içinde yazılmışdır.

    Intel Core i7 Processor i7-930 2.80GHz 8 MB LGA1366

    Gigabyte LGA1366 SATA3 ATI CrossFireX ATX Motherboard GA-X58A-UD3R

    Corsair HX3X12G1600C9 XMS3 12 GB PC3-12800 1600Mhz 240-pin Triple Channel Core i7 DDR3

    Samsung 1 TB Spinpoint 7200 RPM 32MB Cache SATA 3.5 inch Bulk/OEM Desktop Hard Drive HD103SJ

    D-Link DBT-120 Wireless Bluetooth 2.0 USB Adapter

    yukarıdaki yazdığım listeye 1-2 ufak tefek bios işlemiyle bütün mac işletim sistemleri ve programları kurulur. ve stabil çalışır ve hatta Genuine Apple Airport bile kurulur. Xeon işlemcili macbook prodan daha yüksek performans alınır.

    Ama MAC kullanıcıları kendilerini önemli bir cihaz kullanıyolarmış gibi hissettikleri için ve etmeyecek bir şeye okadar para verdikleri için (bkz.BMW 3.16 kullanıcıları) içlerini rahatlatmak adına canla başla savaşırlar her yerde apple cihazlarının reklamını yaparlar. Negatif yönlerini görmezden gelirler.Apple firmasıda burdan aldığı güçle üzerinde kart okuyucu olmayan flash desteklemeyen tabletler çıkarır. Çekmeyen cep telefonları çıkarır. Ama yine firmeyı apple kullanıcıları savunur. :D

    http://www.zaytung.com/haberdetay.asp?newsid=49911

    yoruldum Türkiye ayağı ve servis konusunu daha sonra anlatıcam :)

    Ekli Dosyalar:

    1. hackintosh_geekbench.jpg (121.2 KB, 0 downloads) 1 yıl old
  16. 1 yıl önce   #

    Adam haklı beyler.

    ("Evet" deyin geçin. İlgilenmezsek rahat bırakır.)

  17. 1 yıl önce   #

    laboratuvar ortamında testler yapamam ama 10 yıldır profesyonel olarak macintosh kullanan birisi olarak gerçek hayattan ibretlik kesitler sunabilirim.

    mesela virüs konusunda; teoride mac'lere virüs yazılabilir diyor uzmanlar ama 10 yıldır ne benim kullandığım ne de arkadaşlarımın kullandığı hiç bir mac'e virüs bulaştığını görmedim duymadım. yani pratikte bir mac kullanıcısının virüsten korkmasına gerek yoktur diyebilirim.

    performans konusunda da herhangi bir windows yukardaki videoda kaydettiğim gibi bir gerçek hayat performansı gösterene kadar teorik veriler çok da ilgimi çekmeyecek. virtual machine'ler windows'da da çalışıyor isteyen kurar içine mac yükler bir dener. zamanında da (ikibinlerin başı) windows 1-2 ghz işlemci hızı ile büyük dosyaları açamazken, mac'ler (g4) 1 ghz'in altında işlemci gücü ile 96 gb'lık uncompress video'yu quicktime'da açıp içinde fıldır fıldır takılmadan geziniyordu.

    apple'ın pazarlama stratejisine gelirsek, aslında apple'ın iki farklı stratejisi var; birisi son kullanıcıya yönelik olan, diğeri profesyoneller için olan. iphone, ipod, ipad'de fiziksel olarak ürünle birlikte tasarım ve imaj da satılıyor.

    ama profesyonel ürünleri aldığı her kuruşun karşılığını performans, stabilite ve iş olarak verir. şöyle söyliyim 2 yıl önce 6 milyara aldığım macpro'yu şimdi 3 buçuk milyara sattım. 2 yıl önce o paraya bir pc alsaydım şimdi bu fiyata (hatta herhangi bir fiyata) satmamın imkansız olduğunun eminim herkes farkındadır. çünkü aldığınız mac'in değeri geçen zamanla azalmaz sadece yerine gerçekten daha değerli modelleri çıkar.

    servis konusunda yukarı yazdıklarım kadar iddialı olmam çünkü servis konusu karışık bir mevzu, 100 kişinin kusursuz dediği bir servis hakkında 1 kişi rezalet diyebilir. ama benim apple teknik servisi deneyimlerim hep iyi oldu. normal bir servis ürünü alır şikayeti yazar sizi postalar. bazen basit bir ayar için bile en az 1 hafta hatta 30 gün serviste kalır.

    apple servisinde ise bir tekniker sorununuzla ilgileniyor, eğer basit bir ayarla halledilecek birşeyse anında yapar, arıza ve çözüm süreci hakkında ön bilgi verir. (en azından bende hep böyle oldu) hatta bir keresinde sorun çıkan bir aleti götürdüğümüzde back-up'ını alıp, başka bir harddisk'e yükleyip idareten başka bir mac'e takıp vermişlerdi ve o haftaki yayını hiç bir sorun yaşamadan çıkartmıştık. parça değişimi gerektirmeyen ufak tefek tamiratlarda garanti belgesi bile sormadıkları olmuştu.

    ben iphone, ipad vs. kullanmadığım için son kullanıcı ürünlerinde durum nedir bilmiyorum ama profesyonel alanda 10 yılda bir kere bile beni yarı yolda bırakmadı apple ürünleri.

  18. 1 yıl önce   #

    Apple konusunda insanların işin psikolojik kısmına takılıp kaldıklarını düşünüyorum. Yapılan işin özü itirabiyle Türkiye'deki fiyat farkını hakettiğine de beni birinin ikna edebileceğini sanmıyorum. Ama fotoğrafçı, reklamcı vesairenin imajı budur, başkasıyla iş yaparsak önyargılı yaklaşırlar ve yaptığımız işi de küçümserler, bir anlamı yok diyorsanız o başka.

    Nişanlımın abisi de yurtdışında bilgisayar mühendisi, bir bakanlıkta sistem analisti, iOS için yazılım geliştirip satmış birisi. Ama o da Apple politikalarından ve malını korumaktaki ısrarcı hırsından yaka silkmiş durumda. iOS için yazılım geliştirmeyi bıraktı ve Android için devam edecek, belki de başka bir Macbook almayacak... Yine aynı şekilde Apple'ın popülaritesi ile insanlara düşünmeden mal sattırabilecek kadar iyi bir firma (!) olduğunu düşünüyor. Katılmıyor da değilim.

    Apple'ın kalitesini yoka sayıyor olduğum düşünülmesin, ama insanlar çok sevince ilahlaştırma noktasına götürüyor birşeyi. Herşey ayarında güzel.

  19. 1 yıl önce   #

    Apple'ın popülaritesi ile insanlara düşünmeden mal sattırabilecek kadar iyi bir firma (!) olduğunu düşünüyor. Katılmıyor da değilim.

    tabi bunun üzerine şu soru akla geliyor apple bu popülariteyi nasıl elde etti. mesela televizyon alanında 90'larda lider olan avid'i nasıl geçip solladığını görenler, bugün her windows sürümünün (mesela en son windows 7) kıyaslandığı işletim sistemine (mac os x) apple'ın 8-10 yıl önce geçtiğini bilenler bu popülaritenin bir kaç reklamla şişirilmiş balon olmadığının farkındalar.

    herkesin apple kalitesine bu kadar büyük para vermesi gerek demiyorum. ben de evde oyun ve internet için sony vaio kullanıyorum. ama apple'ın neden pahalı olduğunu da görmek lazım. mesela iphone benim için de gereksiz pahalı ve alabileceğim halde almıyorum. ama bu iphone'nin bir dönemi değiştirdiği ve cep telefonlarının iphone'dan önce, iphone'dan sonra diye ikiye ayrıldığı gerçeğini değiştirmiyor.

    ihtiyaçlarına bakmadan en pahalı apple ürününü alan moda düşkünleri zarar ediyor doğru, ama ihtiyaçları doğrultusunda doğru apple ürünü alan kişiler ise en mantıklı alışverişi yapmış oluyorlar. mesela imac sahibi olup da pişman olmuş bir grafiker bulamazsınız. imac cepte taşınıp, cafede çıkartılıp masanın üzerine konup hava atılacak birşey olmadığını düşünürsek bu insanlar hava atmak için imac alıyor olamazlar. grafik işleriyle uğraşanların ezelden beri (nerdeyse bilgisayar icat olduğundan beri) macintosh kullandığını da belirteyim. hala matbaacılar arasında en eski ikinci el macintoshların bile belli bir değeri vardır.

    herhalde bir matbaacı 8 yıllık bir macintosh bilgisayara eşe dosta hava atmak için sıfır bilgisayar parası vermez. sahibinden.com'a baktım 8 senelik powermac g4, 750 tl'ye satılıyor, ve buna ekran dahil değil sadece kasa (ekran dahil 1 milyar) ve bu paraya ekran dahil bir sıfır pc almak mümkün. kim 8 yıllık ve hala 750 milyon para eden bir pc kasası bulabilir ki?

    kısacası apple'ı sadece sokaklarda hava atılan iphone, ipad, ipod olarak düşünmeyin, bir de buzdağının gözükmeyen ve bir çok profesyonelin kullandığı bir yüzü var bu işin. yoksa bir matbaacıya davetiye bastırmaya gidersiniz, mac'i görüp yaşlı başlı adama "sen de mi apple'cı oldun usta" dersiniz adam size "ben 15 yıldır macintosh kullanıyorum" der verecek cevap bulamazsınız. mesela cine 5, 15 yıldır kullandığı macintosh'u daha geçen sene depoya kaldırdı (içinde avid yüklüydü ve hala çatır çatır kurgu yapıyordu), o da bozulduğu için değil artık eskidiği ve yerine 2 tane son model macpro geldiği için.

  20. 1 yıl önce   #

    "Delidir, ne yapsa yeridir" deyip uzak duracaktım ama... Uykum kaçtı. :)

    Ben, dünyanın 63. en iyi üniversitesinde İnsan-Bilgisayar Etkileşimleri master'ı yapan bir web geliştiricisiyim.

    Kodlarımı elle yazıyorum; HTML, CSS, Javascript farketmeksizin. Fakat, kullandığım metin editöründen önizleme yazılımına, Windows'ta ücretli veya ücretsiz kesinlikle hiçbir alternatif bulamadım.

    Yok değil. Onlarca metin editörü var. Ama hepsini toplasan, bir TextMate etmiyor.
    Onlarca CSS editörü de var. Hepsini toplasan, bir CSSEdit etmiyor.

    Hepsini geçtim, Exposé tarzı bir pencere yönetimi de yok Windows'ta.

    Hackintosh da, Linux'la uğraşmayı seven adam için eğlenceli bir proje olabilir. Ama Windows'u bile düzgün çalıştıramayan donanımları bir de kılı kırk yararak o varsayılan olarak desteklemediği bir işletim sistemiyle çalıştırmak, hayatında heyecan aramayan biri için ne kadar mantıklı?

    Ben bugüne kadar "akıl sağlığı" için hiç ekstra para vermekten çekinmedim. Çünkü iyi para kazanıyorum. Kazandığım parayı harcamaktan çekinmiyorum. Özellikle böyle kazanmamı, parayı harcadığım şeye borçluysam.

    Şöyle bir bakıyorum da... İstanbul'daki evimde, masamın üstünde şu anda bir PowerBook, bir siyah MacBook, bir alüminyum MacBook ve şu anda bunu yazdığım MacBook Air var. İsveç'teki evimde en üst model, SSD ve 16GB RAM hariç full'lenmiş bir 27" iMac yatıyor. Anneme bütün bilgisayar öğretme çabalarım sonuçsuz kaldığında aldığım iPad sayesinde, ben İsveç'teyken internette istediğini arayıp bulabiliyor. Çamaşır makinesinde yıkadığım orjinal iPhone'umdan sonra mecburen aldığım iPhone 3GS, Android'li telefonların sıkıntıları olmadan, her ihtiyacımı fazlasıyla karşılıyor. iPod nano'nun her neslini alıp bir süre kullandıktan sonra bana yardımı olan bir arkadaşıma hediye etmişliğim var, ve hepsi de çok memnundular durumdan.

    Hocam, şimdi... Bunların parası bana batmıyor da, sana mı batıyor?

    Neyse, onu geçtim... Geçtiğimiz yaz, bir NAS yapmak istedim. Aklımda, Mac mini server alıp ona USB'den bağlamak vardı diskleri. Dedim ki, "Olm Cem, özüne dön, bütün gün zaten Linux sunucularla uğraşıyorsun, kur adam gibi bi NAS."
    Kurdum. Süper bir kasa aldım, içine anakartımı, RAM'imi, disklerimi aldım. CD sürücümü. Her şeyim tamam.

    Varan 1: Kasa bozuk çıktı. Servisle boğuştum. İade almadıkları gibi, bozuk parça için ücretsiz servis de vermediler. Parçayı gönderdiler, kendim kasayı parçalayıp değiştirmek zorunda kaldım.
    Varan 2: Anakartın Gigabit Ethernet'i Kilobit olarak çalışıyordu. Ne Windows Home Server'da, ne FreeNAS'ta 10KB/s'nin üzerinde dosya aktarımı yapamadım. Anakartı binbir güçlükle iade ettim, paramı geri aldım, ve sonucunda Amerika'dan başka bir anakart sipariş ettim. Neden? Çünkü Türkiye'de Atom işlemcili başka anakart yoktu!
    Varan 3: DDR2 RAM, DDR2 RAM'dir, değil mi? Değilmiş. Yeni anakartım, beğenmedi RAM'lerimi. Onlar da değiştirildi.
    Varan 4: Windows Home Server, çok fazla donanım değişikliği yapıldı diye lisansımı beğenmedi! Bir de onun değişimiyle uğraşıldı.

    Böylece basit bir NAS kurma işlemi, sıkıcı, sinir bozucu, uzuuuuun bir işleme dönüştü.

    Bu Apple'ı savunmaysa, ben Apple'ı savunuyorum arkadaş!


Cevapla »

Mesaj göndermek için giriş yapmalısınız.