Walkaround lensler

  • Konuyu Cevapla
  • Paylaş:    
  • Bu konu için RSS beslemesi
  1. 2 yıl önce   #

    18-200mm ya da Tamron'un 18-270mm gibi inanılmaz bir diyafram aralığı sunan lensler için ne düşünüyorsunuz? Yeni başlayanlara önerilebilecek lensler mi?

    Kötü bir 70-300mm lensten daha mantıklı oldukları kesin, özellikle gezilerde kullanmak için çok mantıklı görünüyorlar.

    Örnek bir lens:

    http://www.bascek.com/942/tamron-af18-250mm-f3-5-6-3-di-ii-ld-aspherical-if-macro/

    Örnek fotoğraflar da çok başarılı görünüyor.

    Bu konuda siz ne düşünüyorsunuz?

  2. 2 yıl önce   #

    sonuçta bi kere lens takıp çıkartmamak, fazladan lens taşımamak için ideal lenslerdir. Ama zaafları da oldukça çoktur. Yetersiz ışıkta çalışma durumları oldukça azdır. Yakınlaştırma derecesi arttıkça diyafram kısılır ki bu elde kullanmayı oldukça zorlaştırabilir. Ayrıca keskinlik yönünde de her zaman bekleneni veremezler. CA ve purple fring gibi sorunları vardır. gibi gibi...

    ama bi kere takarsınız bi daha değiştirme ihtiyacınız olmaz...

    Her zaman sabit odaklı lens derim...

  3. 2 yıl önce   #

    Tamron 18-270 VC'yi öneriyorum (linkte verdiğiniz lense göre geliştirilmiş ama aynı zamanda VC nin eklenmesi ile daha da pahalı olmuş) ben ama mutlaka bir adet de 50/1.8 gibi hızlı bir lensle desteklenmeli. Ortlarından itibaren bu lens f:6.3 diyaframa sahip olacak bu dikkate alınmalı çünkü hem alan derinliğini çok sığ kullanmana izin vermeyecek (daha iyi başarım için diyaframı da f:8'e kısmak isteyeceksin) hem de enstantane konusunda zorlayacak. Bu nedenle bu lenslerle ışık bol olmadıkça yüksek ISO kullanımı zorunlu hale gelecek. Bu nedenle eksikliklerini bilerek almalı yoksa hayal kırıklığı yaratması büyük ihtimal.

    Ben olsan alır mıydım? Evet, alırdım. Yanına da bir adet 50/1.8 alır, ışık yetersiz olunca ya da alan derinliğini sığ kullanmak istediğimde onu kulanırdım.

  4. 2 yıl önce   #

    18-250 ev arkadaşımda vardı, bir müddet kullandım. Tak dolaş açısından iyi bir lens olsa da 170 mm üzerinde vignet yapıyor. Onun dışında fotoğraf kalitesi açısından beklenti yüksek tutulmazsa bence kullanılabilecek bir lens.

  5. 2 yıl önce   #

    Merak ettiğim bir konu daha: En güvenli aralık birşey var mı bu fotoğrafçılıkta? Mesela 70-200 F2.8 lensler var, diyafram değişken olmadığından daha az sorun olacağı anlamına mı geliyor? Tabii düşük ışık performansı, alan derinliği haricindeki konular için bahsediyorum (örneğin smoky'nin bahsettiği vignetting sorunu). Yoka bu sorunlar sadece bazı modellerde mi oluyor?

    Bu ilk mesajımda bahsettiğim lenslerin fiyatları da aslında az değil.

    Benim anladığım, bu tür lenslerde:
    * imaj stabilizasyon sistemi şart olabilir düşük ışık için ( ya da yüksek ISO performansı gereksinimi var). Sony'ler gibi gövdeden IS (Image Stabilization) varsa lenste olup olmaması önemli değil sanırım.
    * Profil çalışırken bu lensler yetersiz kalabilir (daha düşük diyafram (F) ihtiyacımız olduğunda yani daha az alan derinliği olacağından için)
    * Manzara, bina vs. çekimleri için ideal görünüyorlar.
    * Çanta hafifliyor :)

    Umarım doğru notlar çıkarmışımdır.

  6. 2 yıl önce   #

    "Çanta hafifliyor :)"
    Olayı bu başka birşey değil. Burada cevap yazan 3 kişi de 5D kullanıyor. Benim iki lensle (24-70/2.8 ve 70-200/2.8) birlikte çantamda yaklaşık 3.5kg yük taşıyorum ve elde ettiğimde 24-200mm. Yük taşımayan bu lenslerin güzelliğini anlayamazlar :)
    En yüksek görüntü kalitesi istiyorsan ve %100'de piksel dikizlemesi yapıyorsan bu lense sana göre değildir zaten ;)

  7. 2 yıl önce   #

    Fikrimce, Walkaround lensler ile sadece anı ve gezi fotoğrafçılığı üzerine bişeyler yapılabilir. Onun dışında pek fazla bişey beklenmemeli.

  8. 2 yıl önce   #

    Özgür Çakır gibi 5d ve 24-105 ile sağlam portfolyo oluşturanları unutmayalım lütfen:)

    ama fotoğraftan beklentimiz keskinlik, sığ alan derinliği yönetimi veya manzarada yüksek detay başarımı gibi noktalara gittikçe daha dar aralıklı (hatta prime) lenslere doğru bir yönelime girmek kaçınılmaz.

  9. 2 yıl önce   #

    18-270 ile çekilmiş çok güzel fotoğraflar ben de gördüm. Aydın'a da katılıyorum özellikle gezi fotoğrafçılığı için uygunlar çünkü çok fazla yük taşırken bir de kiloluk lensler taşımak bir müddet sonra ekipmana söylenmeye dönüşebiliyor :)

    Ben 5D ile Sigma 28-300 kullandım ve oldukça da memnun kaldım. 50D ile kullananlar ise çöp dedi.

    Kadifekale
    Kadifekale
    <img src="http://farm3.static.flickr.com
    Kadifekale
    Kadifekale

  10. 2 yıl önce   #

    Geçen gezilerden birine yanımda 100mm makro ve 17-50mm Tamron'la gittim. Makro lensimi çok sevdiğimden ve 160 mm etkisi aldığımdan biraz da tele olarak kullanıyorum hem de prime lens olunca f/2.8 ile çektiğim portreler keskin ve güzel çıkıyor.

    Öte yandan arkadaşımın Nikon'unda 18-135 kit lens vardı. Ne yalan söyleyeyim imrendim. Bütün gezi boyunca lens değiştirmeden çekti. Ben lens değişirmek zorunda kaldım. Benim lenslerimin çektiği fotoğraflar daha güzel olabilir teknik açıdan ama lens değiştirmek bazen ızıdırap oluyor hele hele pozu kaçırınca.

    Günün sonunda çoğumuz sergiye ya da baskıya fotoğraf vermiyoruz. Bir Facebook bir Flikcr bitti. Her türlü kusurlarına rağmen bence geniş aralıklı bir lens, yüksek f değerine rağmen alınabilir. ISO başarımları eskisi gibi değil artık gayet kullanılabilir ISO 1600'ler elde ediyoruz. Eh o da olmadı flaşı takar çekeriz :) Manzara çekeceksek tripodu kurarız zaten diyaframı kısıyoruz orda.

  11. 2 yıl önce   #

    Lens değiştirmek ile ilgili olarak, benim genellikle edindiğim bir tecrübe ki, nasıl bir fotoğraf peşinde olduğunun farkında olmayan kişiler genellikle düştüğü yanılgıdır. Bir olayı, ışığı, nesneyi o an görüp fotoğraflamak yerine daha önceden bi fikir oluşturup, üzerine çalışıp, bir hedef belirleyip fotoğraf çekme işine girilirse lens değiştirme hiçbir zaman problem olmayacaktır.Sonuçta çekeceğimiz konu ve kullanmamız gereken ekipmanı daha önceden belirleyebiliriz. Örnek olarak bir şehre gezmeye gittiğimizde eğer şehir sokaklarını ve insanlarını fotoğraflayacaksak diyaframı açık olan sabit bi lens oldukça iş görecektir. Ancak böyle gezerken de şehrin şu kısmındaki manzarayı da çekeyim demek kendi içimizde çelişmemize neden olacaktır. Tersine manzara peşinde koşarken portre ve insan olgusunu yakın bir şekilde yakalamamız pek mümkün gibi gözükmemektedir. Bana göre hepsini aynı anda kotarmaya çalışmak ise sadece günü kurtarmaktan ileri bişey değildir.

    Lens yüzünden kaçan pozlarla ilgili olarakta genel olarak yine o an görüp fikrimiz dışında karar vermeye çalıştığımız karelerdir ki o an yoğunlaştığımız konu dışına çıkmak o fotoğrafa yeterli özeni göstermemize engel olur.

    Tabi bunlar benim kendi fkirlerim ve uygulamalarım. :)

  12. 2 yıl önce   #

    bende de 18-135 lens var. dışarı giderken bunu takıyorum. çok başarılı bir lens olmasa da işimi görüyor. birde 50mm 1.8d lensim var. portre filan çekersem direk olarak bunu kullanıyorum. ama geziye giderken 18-200 veya üzeri bir lens lazım gerçektente. nikon mevcut 18-200'ünü hafif revize etmiş ama testlerini göremedim henüz. eski 18-200 çok vasat bir lensti, bunda güzel iş çıkardılar ise alınır valla.

    http://www.dpreview.com/news/0907/0907300218mm200mm.asp

  13. 2 yıl önce   #

    @Sailor
    Dediğiklerine katılmakla birlikte gezilerde tek bir asal (prime) lens çok kısıtlayıcı olabilmekte. Kadifekale'de mesela portre ağırlıklı çalıştık ama yeri geldi yanmış bir cami ilginç geldi ve onu da çekmek istedik. Ben caminin minaresine çıktım ve yukarıdan sm0ky ve udk'yi çektim ve tele kısmını kullandım lensin. Eğer elimde sadece 100/2.8 olsaydı camiyi çekmek için gene lens değiştirmek zorunda kalacaktım hele ki 450D kullanıyorsam. Ama bu demek değildir ki 18-270 lensin her bir odak uzaklığını da kullanmak gerek. 5D üzerinde Sigma 28-300'ün gene 50-100mm arasını kullandım ben, 200mm'yi geçmedim, 28-50mm arasını da sadece camiyi ve kaleden İzmir'i çekmek için kullandım ama çektiklerimi beğenmedim o ayrı :)

    Olaya sadece gezi lensi olarak bakmak lazım belki de :)


Cevapla

Mesaj göndermek için giriş yapmalısınız.