Dün, ilkokul arkadaşlarımla buluştum. Kimimiz üniversiteyi bitirmiş, kimimiz son dönemlerinde, kimimizse daha ortalarında...
Bu ortalarında olanlardan biri seçmeli olarak fotoğrafçılık alacakmış, ve güzel sanatlarla alakalı bir bölümde okuduğu için bu ders "ciddiye" alınıyormuş. Fakat kendisi çok meraklı olmadığını, büyük ihtimalle bir dönem çekip sonra bırakacağını, ama istedikleri fotoğrafların çok kaliteli olması gerektiğini, yoksa çok düşük not verdiklerini söyledi.
Orada ben, 5D Mark II ve üç adet (hiçbiri geniş açı zoom olmayan) lensle bulunurken, arkadaşlarımdan biri de tüm "Canon" ısrarlarıma rağmen 18-135mm kit lensiyle bir aralar Yalçınlar'da kampanya yapılarak satılan D80'iyle gelmişti.
Direkt tabii ki atladı, "Nikon iyidir, şöyledir, böyledir" diye, ama pek fazla kanıt sunmadı.
Ben de neden onun için Nikon yerine Canon'un daha iyi tercih olacağını belirttim:
- İstediği hafif bir makine. Ve ucuz. O yüzden Nikon D3000/D5000 veya Canon 1000D en mantıklı seçenekler.
- "Kaliteli" fotoğraftan kasıt nedir bilemiyoruz, fakat 50mm ƒ/1.8'in hem fiyatı aşırı uygun, hem de çok güzel bir görüntü sunuyor. Sorun şu ki, önerdiğimiz Nikon gövdelerde AF-S olmayan lensler otomatik odaklamıyor, ve 50mm ƒ/1.8'in AF-S versiyonu yok.
- Dolayısıyla aynı parayı verdiği zaman, bir makinede elle odaklamak zorunda kalacak, diğerinde ise otomatik odaklayıp dersini kolayca geçebilecek.
Peki bunların hiçbirini açıklamama gerek var mıydı? Arkadaş 5 dakika sonra Uludağ macerasını anlatmasaydı, belki:
Uludağ'a gittik, kar çekeceğim diye seviniyordum, ama daha önce başıma gelen bir şey yine oldu. Soğukta lensin diyaframı kilitleniyor, o yüzden makine çekmeye izin vermiyor. Hohladım, eldivenlerimi geçirdim falan ama çekemedim hiçbir şey.
:)
Soğukta sağı-solu dağılan Nikon'lar duymuştum ama, bunu ilk defa duyuyorum. :)




