Bu yazılar bascek.com için hazırlanmıştı ama derleme yazılarını sitede yayınlamak yerine doğrudan kendi incelemelerimizi yayınlamamızın daha iyi olacağını düşündük. 1 aylık emeğim olduğu için de heba olmasın diye burada sizlerle paylaşmayı uygun buldum. Tamamen sitemize ait bu yazıların izinsiz başka yerde yayınlanmamasını rica ediyoruz ki yayınlanırsa gereken hukuksal müdahalede bulunacağız.

# Duyurulma tarihi: 31.03.2009
# ABD fiyatı: Henüz satılmıyor. 14-42 ve 40-150 çift lens kit olarak 700USD fiyata sahip olacak.
# Türkiye fiyatı: Henüz satılmıyor.
Olympus’un en basit giriş modeli olan E-450 piyasadaki en küçük ve en hafif DSLR modeli olma iddiasını öncül E-4XX serisi modelleri gibi sürdürmekte kararlı görünüyor. Olympus, bu ürün ailesini yaklaşık olarak senede bir kere güncelliyor. E-410′dan E-420′ye geçerken eklenen kablosuz flaş kontrolü gibi önemli farklar bulunurken, E-420′den güncel E-450 modeline geçişte sadece sıralı RAW çekim adedei 6′dan 8′e yükselmiş ve 3 adet fotoğraf filtresi eklenmiş (’Art Filter’ olarak adlandırılan bu filtreler genede üst modellerin hepsi değil, eklenenler: ‘pop art’, ’soft focus’ ve ‘pinhole’. Eklenen filtrelerle kameranın sahip olduğu işlemcinin ismi de TruePic III yerine TruePic III+ olmuş, özelliklerini incelediğimizde başka değişiklik göremediğimiz için hemen hemen aynı işlemci olsa gerek diye düşünüyoruz.
E-450, ağırlığı dikkate alındığında rakiplerine göre daha hafif, boyut olarak ise özellikle derinlik konusunda daha küçük ölçülere sahip yani rakiplerinden biraz daha ince. Ağırlığı azaltmada neredeyse gövdenin dışına hiç çıkıntılık yapmayan tutamağın etkisi şüphesiz çok büyük. Bu ergonomik olarak sorun yaratacakmış gibi dursa da kompakt makine benzeri tutuşla kullanıldığı için sorun teşkil etmeyecektir. Ağır bir lens takmanız durumunda biraz zorlanmanız söz konusu olabilir ama ağırlığı lensi tuttuğunuz elinize yönlenireceğiniz için çok endişelenmenize gerek yok. Sony de ağırlığı azaltmak için güncel giriş-başlangıç seviyesi modellerinde gribi küçültme yoluna gitti ama Olympus’un tasarımının daha çok işe yaradığı bir gerçek. Gövdenin malzemesi fiberglas destekli plastik olsa da çok ucuz durmayan kaliteli bir görünüm ve his hakim. Elin gövdeye temas ettiği alanlarda da tutuşu kuvvetlendirmek için lastik kaplama kullanılmış.
Tüm Olympus modellerinde olduğu gibi E-450 de canlı-izleme özelliğine sahip. E-450′nin en büyük eksiği ise gövdede titreşim engelleme sisteminin olmaması. Bunu içermeyen tek Olympus gövdesi de E-450. Kimi rakipleri de buna sahipken neden en büyük eksiklik olarak bunu değerlendirdik peki? Sony, Pentax ve Olympus titreşim engelleme özelliğini lens yerine gövdede sunmakta, Canon ve Nikon ise gövde yerine lenslerinde sunmakta yani her markanın bunu sunduğu bir yer mevcuttan E-450 gövdesini bunu dahil etmediği için titreşim engelleme özelliğini Olympus lensleri ile sağlaması olanaksız hale geliyor. Panasonic’in birkaç tane titireşim engelleme özellikli 4/3 lensi dışındaki tüm 4/3 lenslerini düz olarak kullanacaksınız ki bu da Olympus’un en önemli avantajlarından birini kaybetmesi demek.
Titreşim engelleme sisteminin yokluğu eksi puan getirse de diğer tüm Olympus gövdelerinde bulunan ‘Supersonic Wave Filter’ sayesinde piyasadaki en gelişmiş ve etkili toz giderme sistemini barındırıyor. Bu sistem sayesinde tozları dert etmenize gerek yok. Toz temizleme sistemini ilk uygulayan firmanın Olympus olduğunu da hatırlatalım.
Bu sınıftaki diğer tüm modeller gibi E-420 de ikinci bir durum ekranına sahip değil, bu yüzden arkadaki LCD ekranın önemi daha da büyük. Gene rakipleri ile benzer 2.7″ boyutunda (kimi rakipleri 3″ sunuyor), 230,000 noktalı yani 320×240 piksel çözünürlüklü bir LCD’ye sahip olan E-420, gerekli tüm bilgilerini burada derli toplu gösteriyor.
Optik bakaç ise bazı olumsuzluklara sahip. Herşeyden önce 4/3 sistemlerinin algılayıcıları diğer APS-C algılayıcılara göre daha küçük olduğu için daha küçük ayna ve bunun sonucu olarak da daha küçük bir optik bakaca sahipler. E-420′de %95 kapsamaya ve 0.92x büyütmeye sahip bir bakaç kullanılmış. Optik bakacın daha büyük yapılması elbette olası ama bu, bakacın daha karanlık olmasına neden olacaktır. Bir diğer olumsuzluk da bakaçtaki bilgilerin diğer markalarda görmeye alışık olduğumuz gibi alt kısımda değil de sağ kısımda bulunması. Bu yazılar biraz içerde kaldığı için gözünüzü tam olarak dayamadan yazılanları okumak güç ki bundan en çok gözlük kullananlar rahatsız olacaktır.
AF sistemi çoğunluk için sadece 3 nokta içerdiği için yetersiz gelecektir ki bu seviye modeli kulananların genelde ilk defa DSLR kullanlar olduğunu düşünürsek çok da haksız sayılmazlar. Deneyimli bir kullanıcı sadece merkez AF noktası ile hayatını idame ettirebilir ama deneyimsiz kullanıcıların tüm AF noktalarını açık bırakıp kararlı makineye bırakacaklarını düşünmek yanlış olmaz. Bu durumda makinenin odaklama yapabileceği, yatayda dizilmiş sadece 3 nokta olacak. Canlı-izleme ile kullanılırken eğer odaklama sistemi olarak karşıtlık-temelli (’contrast-based AF’) AF sistemi kullanılacaksa 11 noktalı bir odaklama sistemi kullanılmış olacak. 3 noktaya sahip olsa da AF sistemi hızlı ve kararlı çalışıyor.
Sıralı çekim olarak kötü olmayan sonuçlara imza atan E-450, hzılı bir CF kart ile 3.5fps hızında 34 kadar JPEG, 10 kadar da RAW çekebiliyor. Tampon bellek dolduğunda kart bitene kadar 2.8fps civarı bir hızla JPEG, 1.8 civarı bir hızla ise RAW çekmeye devam etme imkanına sahipsiniz. xD kartı kullanmanız durumunda tampon bellek çok daha hızlı doluyor o yüzden CF kart almanız daha uygun seçenek olacaktır.
Flaş olarak 1/180 senkron hızına izin vererek harici flaş kullanabilme seçeneği mevcutken dahili flaş kimi rakiplerinden daha iyi olan 12m kılavuz numarası değerine sahip (Sony’lerde 10m). E-450′yi güçlü kılan bir diğer özelliği ise gövdedeki flaşı kullanarak 3 grup olarak harici flaşları kablosuz kullanmanıza izin vermesi. Canon bu gruplamayı anca orta-ileri seviye 7D modeli ile sunabildi.
E-420 çıkış olarak ise tek bir USB portuna sahip. Takılan kablonun cinsine göre ya veri aktarım kablosu ya da TV çıkışı kablosu kullanılmış oluyor. HDMI çıkışı ise bulunmuyor.
Piyasadaki diğer giriş-başlangıç seviyesi modelleri gibi E-450 de 10MP’lik bir algılayıcıya sahip (E-420 ile aynı). Panasonic üretimi NMOS algılayıcı kullanan E-450, JPEG konusuda oldukça başarılı çünkü RAW’da gördüğünüz tüm detayları JPEG’de de korumayı başarıyor. ISO400′e kadar rakipleri ile başarılı bir şekilde baş eden E-450, ISO800′de gürültü giderme nedeniyle daha temiz sonuçlar üretirken detaydan feragat ediyor. ISO1600′de ise detaylar baya azalıyor. Dinamik aralık konusunda karanlık siyah tonlarında rakipleri kadar başarılı olan E-450, açık tonlarda ise daha erken değerlerde detayları algılayamamaya başlıyor.
Türkiye’de nasıl bir satış stratejisi izlenecek bilmiyoruz ama ABD’de ilk etapta sadece 14-42 ve 40-150 çift lens kit olarak 700USD (yaklaşık 1050TL) fiyat etiketi ile satılacak yani şimdilik sadece gövde yada tek lens kiti alma imkanı yok. İngiltere’de ise 14-42 ile tek lens kiti satılıyor ve fiyatı da vergi dahil 300GBP (yaklaşık 715TL). Türkiye’de E-450′yi internet ortamında satan yere rastlamadık ama E-420 fiyatları fikir verecektir. 14-42 ile tek lens kit fiyatı Foto Zeynep‘te 900TL. 14-42 ve 40-150 lensli çift lens kit ise Vatan Computer‘da 1424TL.
Artılar/Eskiler:
+ Piyasadaki en küçük ve en hafif gövdeye sahip DSLR.
+ Gerçek anlamda bir grip’e sahip olmamasına rağmen tutuşu rahat.
+ Oldukça tepkili ve hızlı bir makine.
+ Yüksek ISO değerlerinde de az gürültülü temiz sonuçlar.
+ Toz temizleme sistemi çok etkili çalışıyor.
+ Canlı izleme var ve 10x büyütme sayesinde oldukça kullanışlı.
+ Bu seviye gövdelerin ötesinde ince ayar imkanı sunuyor.
+ JPEG motoru çok başarılı.
+Kablosuz flaş kontrolü.
- Yüksek ISO değerlerinde (ISO800/1600) gürültü ile beraber detaylar da kayboluyor.
- Çok düşük ışık koşulunda canlı-izleme kullanırken ekran siyah beyaz ve gürültülü oluyor.
- AF sistemi rakipleri içinde en az AF noktasına sahip: 3.
- Menü yapısı çok fazla ayar imkanı sunmasının bir sonucu olarak biraz uzun ve karışık.
- Gövdede titreşim engelleme sistemine sahip değil.
- Küçük optik bakaç.
- AF yardım ışığı olmadığı için dahili flaşı kaldırmak gerekiyor.
- Dinamik aralık konusunda aydınlık tonlarda rakiplerin daha zayıf.
Olympus E-450 kimlere hitap ediyor?
* ilk defa DSLR/SLR kullanacak kişilere.
* En küçük ve en hafif DSLR’ı isteyenler.
* 4/3 sistemi kullanıcısı olup da yedek gövde isteyenler.
Olympus E-450′nin rakipleri neler?
Canon EOS 1000D, Nikon D3000, Pentax K-x, Sony A-230
Olympus E-450 yerine Olympus E-520 almanın getireceği kazanımlar nelerdir?
* Gövdede titreşim engelleme sistemi.
* Daha uzun pil ömrü.
* Boyut ve ağırlık artsa da ergonomik olarak daha rahat olan bir gövde.
Olympus’un E-450 ve E-520 modelleri bazı kontrol değişiklikleri ve E-450′nin sahip olduğu biraz daha küçük ve hafif gövde dışında hemen hemen aynı özelliklere sahip iki kardeş gövde. Arada sadece bir tane önemli fark bulunuyor: E-520 gövdede titreşim engelleme sistemine sahipken E-450 buna sahip değil. Bu fark bize göre satın alma kararını etkileyecek kadar büyük bir fark. Eğer yedek gövde olarak bunlardan birini seçmek istiyorsanız o zaman kararı kendiniz verebilecek kadar sistemi ve bu özelliğin önemi biliyorsunuzdur. İlk defa DSLR almak isteyen biri olarak bu iki modeli inceliyorsanız ise bize göre gövdeden titreşim engelleme sistemine sahip E-520 daha iyi bir tercih olacaktır. Fiyat farkı çok fazla gelmez ise özellikle yeni başlayanlar E-620 ile kendilerini daha iyi hissedebilirler. Sadece boyutları nedeniyle E-420 almak isteyenler ise Micro 4/3 sisteminden Panasonic G-1, Olympus Pen EP-1 ve Panasonic GF-1 modellerini de incelesinler.




