Bu yazımızla aşağıdaki soruların cevaplarını öğrenmiş olacaksınız.
- Ham dosya nedir?
- Neden ham dosya kullanmak gerekir?
- Ne zaman ham, ne zaman JPEG çekmeliyim?
- Ham dosyaları nasıl görür, ne ile işleriz?
Sonunda çok istediğiniz fotoğraf makinesini aldınız, hayırlı olsun :) Peki hala JPEG mi çekiyosunuz? Makinenizde dosya tipleri arasında RAW, RAW+JPEG gibi de seçenekler var ama ya merak etmediniz ya da ben bildiğimden şaşmayayım diye JPEG’e sıkı sıkıya sarıldınız :) Bu yazımızda fotoğraf makinenizin sahip olduğu detay yakalama yeteneğini sonuna kadar değerlendirebilmeniz için ham çekmeniz gerektiğini örneklerle açıklayacağız. Belli başlı ham işleme yazılımlarının nasıl kullanıldığına dair yazı ve videolarımız olacak, şimdilik biz neden ham sorusunun cevabını arayalım ;)
Ham dosya nedir?
Neden RAW değil de ham kelimesini kullanıyorsun? RAW birşeyin kısaltması değildir dolayısıyla fotoğraf makinesinin menüsünde RAW olarak görseniz de doğrusu ‘raw’dır. ‘raw’ İngilizce bir kelimedir ve Türkçe karşılığı işlenmemiş, hamdır. Hala ikna olmadıysanız şu yazımı okuyabilirsiniz. JPEG ise Joint Photographic Experts Group’un kısaltması olduğu için büyük harflerle yazılmalıdır.
Ham görsel dosyası, fotoğraf makinenizin algılayıcısından gelen asgari düzeyde işlenmiş veridir.
Günümüzde tüm DSLR fotoğraf makinelerinde JPEG ile birlikte ham çekme desteği de mevcuttur. Çoğu DSLR benzeri kompakt ve kimi klasik kompakt fotoğraf makineleri de ham çekim desteği sunarlar. Ham dosyalar isimden de anlaşılabileceği üzere çekilmiş ama işlenmemiş dijital fotoğraf dosyalarıdır. Bunu filmli dönemde, pozlanmış ama karanlık odada henüz işlenmemiş negatif film olarak düşünebilirsiniz. Bu benzetmeden dolayı ham dosyalar için aynı zamanda dijital negatif de denilmekte. JPEG ise çekilmiş ve işlenmiş yani izlenmeye hazır son üründür.

Günümüzde DSLR fotoğraf makineleri çeşitli kalite ve boyutlarda JPEG'İn yanı sıra sadece RAW ve RAW+JPEG seçenelerine de sahiptirler.
Ham dosyaların uzantıları genelde düşünüldüğü gibi RAW değildir ve fotoğraf makinesi üreticilerine göre ham dosyalarının değişik uzantıları olabilir. Bu yetmezmiş gibi ham dosyanın içeriği de modelden modele de değişiklik gösterebilmekte. Makine üreticilerinin bu yöntemi seçmiş olmaları, ham dosyaların çeşitli yazılımlarla okunabilmesi ve işlenebilmesinde çeşitli sorunlara neden olmakta, çünkü standart bir ham dosya tipi bulunmamakta.
Her yeni çıkan fotoğraf makinesi için kullandığınız ham işleme yazılımınızın da o makineyi destekleyen güncellemesinin yayınlaması gerekmektedir. Kendi fotoğraf makinenizi kullanacağınız için ve kutudan bir adet de ham işleme yazılımı çıkacağı için ilk etapta kaygılanmanıza gerek yok. Bu daha çok benim gibi çok fazla makineyi kullanmak durumunda kalanları etkileyen bir sorun :)
Fotoğraf makinesi üreticileri ve kullandıkları ham tipleri:
- Adobe: .dng
- Canon: .crw .cr2
- Casio: .bay
- Epson: .erf
- Fuji: .raf
- Hasselblad: .3fr
- Kodak: .dcs .dcr .drf .k25 .kdc .tif
- Leaf: .mos
- Leica: .raw .rwl .dng
- Mamiya: .mef
- Minolta: .mrw
- Nikon: .nef .nrw
- Olympus: .orf
- Panasonic: .raw .rw2
- Pentax: .ptx .pef
- Phase One: .cap .tif .iiq .eip
- RED: .r3d
- Samsung: .pef, .nef
- Sigma: .x3f
- Sony: .arw .srf .sr2
JPEG dosyalarının ise sıkıştırma temelli bir mantıkla oluşturulduğunu ve sıkıştırma nedeniyle detay konusunda kayıpların kaçınılmaz olduğunu hatırlayalım. JPEG konusunda daha fazla bilgi edinmek isteyen meraklılar Türkçe olarak bunu, İngilizce olarak da bunu okuyabilirler.
Neden ham dosya kullanmak gerekir?
Ham dosyanın getirdiği en büyük avantaj, çekim sonrasında çok daha fazla ayar yapmaya izin vermesidir ki özellikle fazla pozlanıp detaylarını kaybetmiş bölümlerden detay kurtarmak konusunda JPEG’den çok daha üstündür. Patlamış gökyüzüne sahip bir fotoğrafı, ham programlarında, daha az pozlama ile, gökyüzü detaylarını kazanacak şekilde işleyeyip kaydedebilirsiniz. Daha sonra farklı pozlanmış dosyaları daha başarılı bir pozlama için birleştirebilirsiniz.

Kolay ayarlar: LR 3 Beta'da sadece 'Constrast' ve 'Blacks' ayarlarına artı değer verilerek fotoğraf daha çekici hale gelmiştir.
Ham olarak çekim yapmak aynı zamanda daha yüksek görüntü kalitesi demektir çünkü günümüzde 12 ya da 14-bitlik ham dosyaları 16-bit işlemeye izin vererek, 8-bitlik JPEG dosyalarına göre avantajlıdırlar. Bit konusuna sRGB mi yoksa Adobe RGB mi yazımızda değinmiştik. Daha fazla bit değeri, fotoğraflarınızı işlerken açık ve koyu alanlar arasındaki renk geçişlerinin daha yumuşak olması, daha az görülebilir bozulmalar (gürültü) ve detay ile parlak bölümlerde daha fazla detay anlamına gelir.
Yüksek ISO kullanımında ise ham dosya kullandığınızda elde edeceğiniz fotoğraflar detay konusunda daha başarılı olacaktır çünkü JPEG çekerken makineniz gürültü giderme işlemi uygulayacaktır. Uygulanacak gürültü giderme işlemi ve sizin bu işlem üzerindeki kontrol seviyeniz makineden makineye değişecektir ama her durumda ham dosyalar JPEG’lere göre daha çok detay sunacaktır. Kendiniz daha sonra ham işleme yazılımında ya da ek yazılımlarla istediğiniz seviyede gürültü giderme işlemi uygulayabilirsiniz. İsterseniz bunu sadece yerel olarak fotoğrafın sadece belli bölümlerinde uygulayabilmek de önemli bir esnekliktir. Daha fazla bilgi için ISO hakkındaki yazımızı okuyabilirsiniz.

JPEG sıkıştırma kullanan bir dosya tipi olduğu için gürültü nedeniyle zaten fazla veri içeren fotoğraf dosyalarında sorunlar ortaya çıkarırlar. Uygulanan gürültü giderme işlemleri de durumu iyileştirmek yerine daha da kötüleştirir.
Artıları ve eksileriyle ham dosyalar
+ JPEG’e göre daha yüksek görüntü kalitesi çünkü JPEG’in oluşturulabilmesi için bir kaynak dosyaya gereksinim vardır, bu da zaten ham dosyadır :)
+ Keskinleştirme, gürültü giderme gibi JPEG’in ihtiyaç duyduğu görüntü işleme adımlarına ihtiyaç duymaması.
+ JPEG dosyaları sıkıştırma içerirken, ham dosyalar makinenin kaydedebildiği tüm verilere sahiptir.
+ Daha çok görüntü değişkeni ile daha kolay bir şekilde oynayabilme esnekliği. Pozlama, doygunluk, tek tek renk kanalları gibi pek çok şey tek bir fare tıklaması ile halledilebilir.
+ Ham dosyaları JPEG gibi renk uzayına sahip olmak zorunda değildir, son ürün olacak fotoğrafta istediğiniz renk uzayını seçebilirsiniz.
+ Ham dosyları 12-14-bitlik yoğunluk bilgisine sahipken JPEG dosyları 8-bitlik yoğunluğa sahiptir ve bu sayede ham dosyaları gölge, parlak ve doygun bölgelerde daha fazla hassas veriye sahiptir.
+ Sadece kameradaki JPEG motorunun yetenekleri ile sınırlı kalmazsınız, istediğiniz şekilde işleyebilirsiniz.
+ Ham dosyalar üzerindeki ayarlamalar ile daha geniş aralıkta değişiklik yapabilirsiniz.
- En büyük eksi hemen aklınıza geleceği üzere büyük dosya boyutları olacaktır. Fark makineden makineye değişebilmekte ama örnek olarak 24.5MP’lik Sony Alpha 900′ün JPEG dosyaları 6-13MB arasında değişirken, ham dosyaları 36MB civarında.
- Büyük dosya boyutlarının etkisi ile hafıza kartlarına yazma daha uzun sürer ve tampon bellek daha çabuk dolacağı için sıralı çekimde ham çekerseniz toplam fotoğraf sayısı JPEG’e göre daha az olacaktır.
- Standart eksikliği nedeniyle her marka farklı bir ham dosya formatına sahiptir, bu da yazılımlarla uyum konusunda sorunlara neden olmaktadarır.
- Kullanıcıları da bir şekilde etkileyen yeni makine = yazılım güncelleştirme ihtiyacı.
- JPEG’lere göre en azından kullanılabilirlik için farklı dosya tiplerine dönüştürme gereği.
Görülebileceği üzere artıları bol olan ham dosya kullanımın eksikleri ise boyut ve yazılım uyumluluğu. Eğer makineleri çıkar çıkmaz alanlardan değilseniz yazılım uyumluluğu konusunda da pek sorun yaşayacağınızı sanmıyoruz.
Ne zaman ham, ne zaman JPEG çekmeliyim?
- Eğer çektiğiniz fotoğrafın kalitesi çok önemli değilse: JPEG
- Azami görüntü kalitesi önceliğinizse: Ham
- Fotoğraflar üzerinde işleme yapacaksanız: Ham
- Kartınızda yeterli yer yoksa ve fotoğrafı çekmeniz, kalitesinden daha önemliyse: JPEG
- Fotoğraflarla oynamayı ve buna zaman ayırmayı gereksiz görüyorsanız: JPEG
- Yüksek ISO kullanıyorsanız ve detay sizin için önemliyse: Ham
- Yüksek ISO kullanıyorsanız ama pürüzsüz olsun, benim olsun diyorsanız: JPEG
Ham dosyaları nasıl görür ne ile işleriz?
Windows ortamında ham dosyaları nasıl önizleme yapabileceğiniz Windows’ta RAW fotoğrafları nasıl görüntüleriz? isimli yazımızda anlatmıştık, eğer henüz okumadıysanız mutlaka okuyun, kesinlikle pişman olmayacaksınız ;)
Ham dosyaları işlemek içinse önünüzde fotoğraf makinenizin paketinden çıkan ham dosya işleme yazılımının yanı sıra başka yazılımları kullanma seçeneği de mevcut. Kullanmadığım yazılımlar hakkında yorum yapamam ama kullandıklarımı göz önüne alarak fotoğraf makinenizin kendi yazılımının yanı sıra Adobe Phoshop Lightroom 3 Beta’ya da bir göz atmanızı tavsiye ederim. Ben çok fazla marka ile kullandığım için en fazla esnekliği Lightroom’da bulabiliyorum. Kullanım da alışkanlık meselesi ama en kolay kullanımı da Lightroom’un sağladığını düşünüyorum. LR 3 Beta’yı buradan edinebilirsiniz.
Bir diğer yazılım ise hızı ile meşhur olan Bibble Pro. Çok beklenen 5 sürümünün test amaçlı sundukları demo versiyonunda Sony’nin dosyalarını açamadığı için çok fazla kullanmadım ama Lightroom’a göre ciddi hızlı olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim :) Demo sürümünü buradan edinebilirsiniz.
Kullandığınız makineye göre değişmekle birlikte yazılımın sağladığı görüntü kalitesi değişiklik gösterebiliyor ama genelde olumlu yönde. Mesela Alpha 900 karelerinin Lightroom yorumunu çok daha başarılı bulunuyorum.

Bana göre Adobe Lightroom 3 Beta, Sony'nin kendi ham yazılımı Image Data Converter SR'a göre daha başarılı bir yoruma sahip.
Son olarak Adobe Camera RAW yazılımını da gösterelim. Detaylı ayarları sağ panelde görebilirsiniz.
Ham fotoğraf çekme imkanınız yoksa ama merak ediyorsanız, buraya tıklayarak ham fotoğraf örneğimizi ve bundan oluşturduğumuz JPEG fotoğrafı inceleyebilir ve üzerinde oynayabilirsiniz. Boyutu 17MB.











Yine muhteşem bir yazı daha.
Bugüne kadar RAW + JPG çeken, fakat bilgisayara attıktan sonra RAW dosyalarını çok yer kapladığı için silen biriydim.
Ayarları direk olarak RAW diye değiştirdim.
Çok teşekkürler.
Ayarlar RAW+Jpeg olarak kalmaya devam etsin, RAW’in cok buyuk avantajlari olmasina ragmen bircok fotografci RAW+Jpeg cekip eger JPEG yeterliyse onu kullanir. 20000 RAW’i nerede saklarsiniz, nasil islersiniz, nasil bakarsiniz?
Ben RAW+jpeg cekip “tamam olmus” dedigim jpeglerin “ham” hallerini silip sakliyorum. Eger A4 ve uzeri buyuk baskilar almayacaksaniz jpeg yeterli oluyor cogu zaman.
Bu soylediklerimden “JPEG” cekin dedigim anlasilmasin, ama “her zaman sadece RAW cekmek” bir sure sonra bas agrisi yapar :)
Ertan beye katılıyorum,
bu arada bu güzel paylaşım için teşekkürler..
Katılıyorum, yer sorunu yoksa kesinlikle RAW + JPEG.
Ham+JPEG çekilebilir elbette. Ben genelde gövde testlerinde aradaki farkı görebilmek için kullanıyor. Gördükten sonra da artık JPEG kullanmıyorum :) Olympuslar için arada çok fark yok deniyor, bu hafta sonu onu tecrübe edeceğim.
20,000 hamı büyük HD’lerde saklar, Lightroom gibi yazılımlarla bakar, kataloglar ve işlerseniz. Tek bir çekimde ışık durumlarını değiştirmediyseniz, bir fotoğrafta istediğiniz ham işlemeyi yaparsınız, yaptıklarınızı kaydedersiniz ve toplu bir şekilde diğer karelere uygularsınız.
Bakmak içinse IrfanView bile yeterli geliyor. Windows’a ek çözücü (codec) yükleyerek gene görebiliyorsunuz yani görmek/bakmak sorun değil.
Buna yer mi dayanır diye düşünebilirsiniz ama dediğim gibi kalite ucuza gelmiyor, masrafınız artacak. Ham’ın en büyük sıkıntısı kapladığı alan. Alpha 900/850′de 100 kare çekiyorum, 4GB’lık kart doluyor. Fotoğraf depolama için dosya sunucusu kurmaya niyetim var zira örnek karelere hızlı erişmeye ihtiyacım oluyor ve dizüstünün sabit diski buna yetişebilecek durumda değil.
‘Ham iş akışı’ tarzı bir yazı hazırlamak lazım belki de. Bu hafta test edilmesi gereken baya ekipman var, onları tamamlayınca yeni bir konu programı çıkaracağım.
cok tesekkur ederim bilgiler icin. Neredeyse butun yazilarinizi okudum ve inanilmaz iyi oldu benim icin. Yeni basladigimdan olsa gerek :) sitenizi dikkatle takip ediyorum.
Merhaba.
SONY konusunda bir ekleme yapmam gerekiyor. Sony.nin artık birçok modelinde DR yani Dynamic Range ayarı olduğundan bu RAW işleme yazılımı olan Image Data Converter.a da eklenmiş. Bu ayarı en azından preset olarak bu programdan başka bir programda bulmanız mümkün değil. Eğer diyorsanız ki ben tone curve konusunda uzmanım o zaman diyecek sözüm yok zira DR zaten makinenin sizin belirleyeceğiniz kriterlere göre tone curve.e hassas müdahalesinden başka birşey değildir. Ancak orta seviyede bir kullanıcının programdaki hazır DR presetlerine yakın sonuç bulması çok zor. Bulsa bile bunun için çok zaman kaybeder.
Hiç şüphesiz her dosyada DR düzeltmesi uygulanacak diye bir durum yok ancak ihtiyaç olduğunda IDC.nin en büyük yardımcınız olduğunu unutmayın.
tamam. raw çekelim ama bunu nasıl işleyeceğiz, bütün proğramlar ingilizce ve nasıl yapıldığı konusunda bir link bulamadım. Tavsiyeniz doğrultusunda Lightroom 3 beta yı indirip kurdum. O bana bakıyor, ben ona
Lightroomun sitesinde ornek videolar vardi bir ara
Selamlar,
Raw işleme ile ilgili naçizane fikrimi paylaşayım bende. Şu anki tecrübelerime dayanarak raw fotoğrafları işlemenin en iyi yolu o markanın (Canon, Nikon, Pentax vs) makineyi alırken yanında verdiği programları kullanmak. Canon Kullanıcısı olarak, ZoomBrowserEx, DPP kullanıyorum. Canon Raw dosyalarını Jpeg veya Tiff formatına dönüştürmede daha başarılı ve ayarlarına hakim başka bir program görmedim. Oradan jpeg veya tiff’e dönüştürdükten sonra eğer düzenleme yapacaksam diğer programlar ile açıp devam ediyorum.
Lİghtroom, Bibble ve Capture One gibi programlar nedense aşırı ağır ve bilgisayarı zorlayan programlar. Bu yüzden bir türlü ısınamadım diyebilirim.
Lightroom bende de aşırı yavaş ama kalite ve esneklik için katlanıyorum :) DPP’de crop aracına eğim desteği de ekleseler süper olacak. Herkes de Canon ve Nikon kadar başarılı değil ne yazık ki yazılım konusunda o yüzden farklı yazılımları da deneyerek karar vemek bence en doğru yol olur.
Lightroom gerçekten yavaş mı? Çok şaşırtıcı, benim laptopta dahi mükemmel çalışıyor.
Senin makinen küçük ya ondandır :P Sony’nin ham dosyaları 36MB baya loading diyor benim düzüstünde (3GB, Core 2 Duo 2.4GHz, 5400rpm disk, bu belki de darboğaz). 5D’nin 12MB’lık dosyalarında da çok hızlı diyemeyeceğim ama Olympus E-450 için (11MB’lık hamları var) pek bekletmiyor.
Bu arada LR 3 Beta için konuşuyorum ben ;)
sevgili aydın bey.2 gündür okumadığım döküman kalmadı fakat bir türlü sorunumu halledemedim derken sizin yazınız okudum.çok şükür makinamın raw dönüştürücü programını buldum sayenizde.bana bir de bu programı nasıl kullanacağıma dair bilgi verirseniz çok sevinirim.katkılarınızdan dolayı teşekkürler.umarım hemen cevaplayabilirsiniz
Hemen cevap vermem imkansız.
Canon dışındakilerin ham işleme yazılımını da kullanmışlığım yok.
doğru.size makimamı yazmamışım.canon eos 550d kullanıyorum.zoom browser ex programını da bilgisayarıma yükledim.kullanımla ilgili bilgiye ihtiyacım var.
Ne yazık ki onu kullanmıyorum ben.
Adobe Lightroom ve Canon Digital Photo Professional kullanıyorum.
Yazı için çok teşekkürler. Süper.
Ben de kendimce fikrimi belirteyim. Sanırım bu konuda düşünülmesi gereken bir başka şey de çektiğiniz fotolarla ne yaptığınız –yani, fotolarınızı Flickr’a, Facebook’a ya da blogunuza mı koyuyorsunuz, magazinlere mi satıyorsunuz, yoksa basıp ananenize mi gönderiyorsunuz. Diğer bir deyişle, nasıl bir kaliteye ihtiyacınız var?
Çünkü bir (D)SLR kullanıcısının bazen tek eğlencesi, lakin bazen de en büyük düşmanı kanımca teknik üstünlük fetişidir. Muhteşem netlik, kepkeskin detaylar, insanüstü hassaslık heyecan verici olabilir ama öncelikle amaca yönelik yorumlanması gerekiyor. Şahsen ben Lightroom’u edinir edinmez, bir heves RAW+JPEG takılmaya başladım. Bir süre sonra gördüm ki, elinde Lightroom varsa, benim çalıştığım çözünürlük düzeylerinde JPEG RAW’dan ayırtedilmiyor. Cephe kaplayacak çözünürlüklerle uğraşmıyorum ki, ISO800′deki lekeler dosya boyutu küçülünce zaten kabul edilebilir kıvama geliyor! Yakın zamanda bir sanat galerisinde fotoğraflarım da yayınlanmayacağına göre, ne diye harddiskimi ve halihazırda enkaz vaziyetindeki Vista’mı 40MB dosyalarla yorayım?
Aynı şeyi öteki tarafından söylemek adına, Hakan hocam çizim malzemesi için derdi: elinizdeki malzemenin fark yaratabilmesi için, önce sizin onları kullanma yeteneğinizin belirli bir düzeye erişmesi gerekiyor.
Güzel yorum için sağol Harun :)
“elinizdeki malzemenin fark yaratabilmesi için, önce sizin onları kullanma yeteneğinizin belirli bir düzeye erişmesi gerekiyor.”
Bu sözü çok sevdim. Gerçekten güzel ifade ediyor.
Sony Image Data Converter ile çalışırsanız işkencenin ne olduğunu net biçimde anlarsınız. Bir program 4 çekirdekli işlemci + 4 GB Ram.e rağmen resmen sürünebilir mi? Sony IDC ile gayet mümkün.
Camera Raw ve Lightroom ise Sony IDC ile kıyaslanamayacak derecede hızlı. Sony ile bir RAW dosyası üzerinde (sonuç çıktısını alana kadar) en az 3 dk. uğraşıyorsunuz çünkü program isteklerinize zaten en erken 5-7 sn.de cevap veriyor.Lihgtroom ya da Camera Raw.la tüm işlemleri bitirmek (belli bir ayar düzeneğinde) sadece 25-30sn alıyor.
Benim sorunum bir başka.. Lightroom’da dahil olmak üzere bir çok program denedim. Ancak Raw dosyamı işledikten ve bir kopya olarak kaydettikten sonra, JPEG e çevirince büyük oranda detay ve keskinlik kaybı (kalite de diyebiliriz) yaşıyorum. nerde yanlış yapıyorum acaba? Raw işlenen dosyanın JPEG eçevrilmesini en az kayıpla yapan program hangisidir ve bu konuda neler önerirsiniz?
Çok teşekkürler şimdiden..
Belli bir kalite kaybı olması normal zira JPEG hem sıkıştırma içerir hem de 12-bit ya da 14-bit olarak çektiğiniz fotoğraf 8-bit’e indirgenir. Burada görmeden yorum yapmam imkansız ama şuan aklıma gelen ilk şey kaydederken seçtiğiniz kalite değeri. Ben hep %100 kullanıyorum ve sonuçlardan pek de şikayetçi değilim.
Şu daha iyi diyebileceğim bir karşılaştırma yapmadım ama ben şuan Lightroom 3 Beta ile çalışıyorum. Canon’un DPP programı da oldukça başarılı idi. Diğer markaların ham işleme yazılımları konusunda pek deneyimli olmadığımdan yorum yapamayacağım.
Raw destekli fiyatı uygun compact makine tavsiyeniz var mı peki?
Ham destekli kompaktların hepsi pahalı modeller ne yazık ki, ucuz bilmiyorum.
Teknolojik konularda yetenekliyseniz uygun fiyata Canon kompakt alıp ham desteğini ekleyebilirsiniz. Bu konuda bir yazı hazırlamayı düşünüyoruz:
http://chdk.wikia.com/wiki/CHDK
Merhabalar,
Panasonic Lx-3 sahibiyim ve Jpeg+Raw kayıt modunu kullanmaktayım. Fakat şöyle bir sorunla karşılaşmaktayım: bilgisayara attığım aynı fotoğrafın 2 örneğinin (jpeg ve raw olmak üzere) kadrajları arasında bariz bir farklılık karşıma çıkıyor. Jpeg de çekim sırasında ayarladığım kadrajı görebiliyorken, raw da daha geniş bir açıyla çekilmiş gibi ekstra detaylar var.
Bu konuda önerebileceğiniz herhangi birşey var mı? Aksi takdir de, sadece raw kayıt modunu kullanmaya başlayacağım.
İlginiz için şimdiden teşekkür ediyorum.
Kadrajdan kastınız görüntü oranıysa yani siz makineye 16:9 çek dediğinizde Jpeg 16:9 çekerken hamı normal çekiyorsa (3:2′dir sanırım) bu normal bir davranış şeklidir. DSLR modellerinde de benzer durum söz konusudur.
Ham dosyada algılayıcı ne görüyorsa onu alırsınız. Jpeg’de ise ayarlarınıza göre ham dosya işlenir ve jpeg olarak saklanır.
Evet, ben genelde 16:9 formatını kullanmaktaydım. Fakat, verdiğiniz bilgiler üzerine 3:2 ve 4:3 formatlarında da denemeler yaptım. Maalesef sonuç değişmedi, Yalçın bey. Bir 3:2 çekimimi internete upload ettim. Link ini veriyorum. İnceleyebilirseniz çok mutlu olurum.
Ayrıca kusuruma bakmayın direkt sorunuma odaklandığımdan unutmuşum… Böyle güzel bir platform yarattığınız için tebrik ediyorum sizi.
Raw+Jpeg(3:2);
http://hotfile.com/dl/25307987/fd6d433/rawjpeg.rar.html
makinayı aldım canon eos 450d arıyorum ama nerden raw yapıcağımı bulamadım bi türlü =/
Menüdeki ilk sekmede ‘Image Quality’ menü elemanını seç, SET düğmesine bas.
Otomatik modlarda RAW seçeneği görünmeyecek, AV, TV, M, P, A-DEP modalarında görünür olacak ;)
(Hatirladigim kadariyla) menude ilk sekmede Quality diye bir secenek olmali, onu secip “RAW+L” haline getirin, boylece hem RAW hem JPEG cekmis olursunuz.
yazının giriş kısmı tam da içinde bulunduğum durumu anlatıyor o yüzden o kısmı biraz utanarak okudum :) yine çok güzel bir yazı olmuş elinize sağlık; ama en tatlı yerinde bitmiş, ham dosyayı makine ile gelen program da nasıl işliyeceğimize dair bir anlatım olursa bu utançtan beni kurtarmış olursunuz
Ben DPP kullanımına hakimim, diğer firmaların çözümlerini çok kısa süreli kullandığım için yazı yazacak kıvamda değilim :) Photoshop ile nasıl yapıldığına dair ise bir videomuz mevcut:
http://www.bascek.com/4102/ps-ile-camera-raw-kullanimi/
teşekkür ederim, umarım ilerde gerek sizin kullandığınız gerekse diğer programlar hakkında daha fazla yazı, video gelir
Harbiden harika yazılar.Keyifle okuyorum.Ve sizlere çok teşekkür ediyorum.
ben de ilk raw çekmeye başladığımda bunu işleyecek program konusunda çok uğraşmıştım şirkette photoshop’un camera raw plug-in’ini kullanıyorum ama evde laptop’um için photoshop gerektirmeyen bir program arıyordum. camera raw, adobe lightroom, apple aperture, nikon capture nx2 ve raw therapee programlarını kurup denedim.
“raw therapee” adlı programın diğerlerinden hiç bir eksiği yok ve üstelik ücretsiz ve sanırım ücretsiz olan tek raw işleme programı. üstelik açık kaynak kodlu. ben indirin deneyin derim.
sitesi: http://www.rawtherapee.com/
indirme linki: http://www.rawtherapee.com/rawtherapee30a1.exe
bu da raw’ın kerametine bir örnek;
http://i46.tinypic.com/20i6s75.jpg
ortadaki resim standart makinanın çektiği
soldaki siyahları arttırılmış ve renk ısısı değiştirilmiş hali
sağdaki ise fill light ile toparlandı. elde ettiğim sonuca ben bile inanamadım. mesela bu bir haber fotoğrafı olsaydı resmen ölüyü diriltmiş ve işi kurtarmış olurdu.
denemek isteyenler için örnekdeki raw;
http://rapidshare.com/…/403771627/dsc_0085.nef.html
ben kurgucu olduğum için color correction konusuna yabancı değilim ama ilk kez bu işlere bulaşan birisi bile deneme yanılma ile kısa zamanda yapabileceklerini keşfedecektir.
raw iyidir iyi…