Nikon D5100 İncelemesi

Yazı İçeriği:

Nikon D5000 hem BasÇek’in en çok okunan incelemesi olmayı başardı hem de benim makine eğitimlerimde karşıma en çok çıkan makine oldu.  Nikon’un en başarılı ürünlerinden biri olduğunu söylemek yanlış olmaz. Ama teknoloji durmadan gelişiyor ve D5000′in de emekli olma vakti geldi. Bundan böyle yerine Nikon D5100 geliyor. İncelemeye geçmeden önce zamanı olmayanlar için hazırladığımız video incelemeye yer vererek başlıyoruz.

Nikon D5100 Genel Özellikler

Model adı: Nikon D5100

Algılayıcı: 23.6 x 15.6mm CMOS APS-C (1.5x çarpanı)

Çözünürlük: 16.2 MP

Görüntü boyutu: 4928 x 3264

Kit Lens: Nikon 18-55 mm 3.5-5.6 VR

Titreşim engelleme: Lensten

ISO: 100-64000 (25600′e genişletilebilir)

AF Sistemi: 11 nokta 1 çapraz tip

AF micro ayarı: yok

Perde hızı: 30-1/4000

Bakaç: Penta ayna %95 görüş alanı (0.78x büyütme)

LCD: 3.0” dönebilir ekran 921.000 nokta

Video Kayıt: 1920×1080 (30, 25, 24 kare/sn) MOV (H.264)

Dosya formatı: JPEG, NEF (14 -bit RAW)

Bellek: SD, SDHC, SDXC

Bağlantı: USB 2.0, HDMI, AV

Batarya: Şarj Edilebilir Li-iyon Pil EN-EL14

Ağırlık: 560 gr

Boyutlar: 128 x 97 x 79 mm

Önce Nikon D5000 ile D5100 arasındaki farkları söyleyelim.

  • D5100′ün hareketli ekranı, yana açılabiliyor. D5000 Aşağı doğru açılıyordu.
  • Ekran hareketinin değişmesi, arka kısmın tasarımını tamamen değiştirmiş.
  • D5100 daha küçük.
  • 1080P video desteği geldi. D5000′de 720P vardı.
  • ISO aralığı genişledi. 25600 Mümkün. D5000, genişleme ile ISO 6400 sunuyordu.
  • LCD 230k yerine artık 921k.
  • Canlı modda otomatik odaklama

D5100 her ne kadar D5000 üzerine rakamsal olarak ufak bir güncelleme gibi görünse de, aslında farklar oldukça önemli. İki makineyi kardeş yerine yabancı yaptığını dahi söyleyebiliriz bu farkların. Zira D5100′ün iyileştirmeleri, başlı başına satın alma kararı olabilecek özellikler.

Yeni bir gövde almak, size yeni bir algılayıcı sağlıyorsa, ISO başarımı artar. D5100 hem ISO seçenekleri ile hem de yeni algılayıcısı sayesinde bu konuda kafadan üstün. Hatta D7000 ile kardeş olduklarından, fotoğraf kaliteleri aynı diyebiliriz. Bu en temel elektronik fark eski modelle. Diğer önemli fark ekranın yönü. Nikon kullanıcılarını dinlemiş olacak ki, yana açılan ekrana geçmiş. Bu ekran yönü değişimi, bir menteşe değişiminden fazla. Radikal bir karar denebilir zira LCD’nin yana açılması demek, gövdenin arkasının tamamen değişmesi demek. Değişen düğme yerleri, yeni bir devre kartı ve kablolama gibi temel değişikliklere sebep olduğu gibi, yana açılan tasarımın, sağlamlık açısından testleri geçmesi gerekiyor. Kimse DSLR’ının ekranının altı ay sonra gevşemesini ya da görüntü vermede sorun yaşatmasını istemez.

Nikon D5100′de bu yeni ekran tarzına geçerek, rakiplerinin gerisinde kalmamayı başarmış. Bununla birlikte bizce D5000′de önemli bir eksik olan düşük çözünürlüklü ekran gitmiş, yerine 921k ekran gelmiş. Çektiğiniz fotoğrafları izlemede çok ciddi fark yaratıyor yeni ekran.

Artık standart özellik diyebileceğimiz 1080p video çekim de özellikler listesinde. Harici mikrofon desteği de unutulmamış. Video çekim esnasında D5100, otomatik odaklama yapabiliyor. Ama henüz hiçbir DSLR bu işi Sony kadar iyi yapamıyor. O yüzden elle odaklamaya devam edeceğiz eğer anı videosu çekmiyorsak.

Bence en önemli değişikliklerden biri, gövdenin ufalması. Ama buna karşın tutuşu oldukça iyi. Sony de makinelerini küçültüyor ama ergonomide Nikon’un yanına yaklaşamıyor.

Açık söylemek gerekirse ben bu kadar küçük gövdede bu kadar iyi tutuş olacağını tahmin etmiyordum.

Gövdenin küçük olması, kullanım esnasında tuşların dağılımını sıklaştırmış. Bunun anlamı, bazı durumlarda tuşlara basmak için, fotoğraf çekim pozisyonunuzu bozmanız gerekeceği.

Ekranın sola doğru açılması, gövdenin sol tarafında düğme yerleşimini olanaksız hale getirdiğinden, tüm kontroller sağ tarafa kaydırılmış. Yön tuşları biraz ufak ama bir sorun yaratmıyor. info tuşunu tepeye almışlar. Eksik olan tuş ise ISO. Lensin yanında kısayol tuşu bulunuyor. Ben ISO’yu buraya atadım ama bence ISO hiçbir gövdede dışarıda kalmaması gereken bir özellik. Kadranın yanındaki info tuşu ISO olabilirdi.

Video çekim düğmesi yanlışlıkla basılamayacak bir yere konmuş. Mod kadranının yanında canlı izleme kolu var. Düğme yerine bu yöntemi tercih etmişler. Ben çok beğendim. Hem yanlışlıkla basılamıyor hem de pratik. Canon 60D makinemde mod kadranını video’ya getirmem gerekiyor bunun için.  D5100′de ise mod kadranı ile video çekim modunu seçiyorsunuz, A ya da M gibi.

Fn tuşuna ISO’yu atamanızı tavsiye ederim.

Makinenin mikrofon girişi de bulunuyor. Video çekim için olmazsa olmazlarımızdan bu özellik.

Gövde küçük demiştim. Karşılaştırma için Canon’un giriş seviyesindeki yeni modeli 1100D’ye bakalım.

Soldaki 1100D de küçük ama D5100 ondan da küçük ve tutuşu daha iyi. Sınıf olarak denk değiller tabii. D5100 üst model. Ama burada ergonomiye bakıyoruz.

Bu da üstten karşılaştırma.

1100D’nin grip kısmı da biraz daha geniş.

Bu da 600D ile karşılaştırması. Rakibi diyebiliriz. 600D gövde olarak daha büyük.

600D’yi bile büyük bulanların ilacı Nikon D5100.

Bu kadar karşılaştırma yeter. D5100′ün kit lensine bakalım.

Kit lens olarak, 18-55 VR lens veriliyor.

Bildiğiniz üzere Nikon’larda lensler ikiye ayrılıyor, motoru olanlar ve olmayanlar. Motorsuz lensleri otomatik odaklamak istediğinizde, Nikon gövdesinde AF motoru olması gerekiyor. Örneğin D90′da AF motoru varken, D5100′de motor yok. O yüzden mototrsuz lensleri sadece elle odaklayabiliyorsunuz. Bu aslında büyük bir sorun değil zira Nikon’un ve diğer lens üreticilerinin motorlu lensleri her ihtiyacınızı karşılar. Ancak kritik bir lenste bu sorun oluyordu. Lens seçerken, lens üreticisnin açıklamalarını okuyun, yanlış bir seçim yapmayın.

İlk DSLR makinesi alanların kit lensi genelde f/3.5-5.6 olduğundan, diyafram konusunda dezavantajları bulunuyor. Açık diyafram hem daha fazla ışık demek hem de arkaplanı kolayca öldürmek demek. Bu yüzden alınan ilk lens genelde her markanın en ucuz lensi olan 50 mm f/1.8 lens olmakta. Nikon’da bu lens motorsuz olduğundan, D5100 gibi ekonomik modelleri tercih edenler faydalanamıyordu ve alternatif lens de yoktu.

Ancak Nikon bu sorunu f/1.8 lensin motorlusunu çıkararak çözdü. Türkiye’de henüz görmedim Amazon linkini vereyim. Bu lens eski modelden daha pahalı ama hala ekonomik katagorisinde. Bizce Nikon eski lensi komple kaldırıp bunu da onun fiyatına satmalı. Belki stoklar bitince yaparlar. Ama şu haliyle de bence ilk alınacak lenslerden olmalı. Tabii eğer f/2.8 17-50  civarı bir lens alma hedefiniz yoksa.

Sayfalar: 1 2 3 4 5 6
Sonraki Sayfa: ISO performansı

“Nikon D5100 İncelemesi” ile ilgili okuyucu mesajları

  1. Alphan

    bir kaç soru sormak istiyorum bu fiyat bence uygun alınabilecek giriş fotograf makinesi daha önceki yazılarınız da da önce bi 2. el alıp alışmak sonra para biriktirip sıfır gövde almak gibi bilgileri yine sizden edindim. mantıklı da sonrasında gövde yerine segment değiştirme konusunda da çok haklısınız. + canon mu nikon mu ? almanın çok önemli olduğu lens uyumsuzluğu da yine sizden edindiğim güzel bilgiler arasında bir kaç soru daha sormak istiyorum neden yüksek ıso da foto çekilir yani örnek iskeleye yanaşan yada kalkan bi gece fotografı var muhtemelen tripod ile çekilen 3200 e kadar ıso larda ki çekimleri örnek göstermişsiniz ıso 100 en neti en pürüzsüz olan kim ıso 3200 yapar ve neden yapar ? bu sorunun cevabını merak ediyorum..
    2. sorum da şöyle olacak ; 1 sayfada cihaz özellikleri ana menüsünde canon lens yazıyor kit lens te doğru mudur ? bi hata mı var
    3. sorum da bazı yerlerde raw dan bi ayar kullanmada (efekt) photoshop ile raw dan jpeg e çevirdiğinizi söylemişsiniz. ben daha önce raw ile kayıtlı hiç foto çekmedim yada pc ye yüklemedim farkını bilmiyorum. raw ı direkt izleyebiliyor muyum yani pcler otomatik formatı çözüyor mu yada nete yükleme yapmak için mi jpeg yapmak lazım hangisi daha iyi yada neden raw tercih edilir ?

    iyi çalışmalar şimdiden teşekkürler

    • wademakum

      1 litre taze meyve suyu sıkacaksın.. portakal,elma,nar her birinden 5 er tane sıkarsan 1 litre ediyor.. hebirinden aldığın sıvı miktarı aynı.. toplam 15 adet sıkman gerkiyor.. örnek 4 portakal, 2 elma, 9 tane nar = 1 litre yada 12 portakal,2 elma , 1 nar = 1 litre.. sonuç aynı 1 litre elde ediyorsun.. tadı ve görüntüsü farklı..
      fotografı oluşturmak içinse diafram,estantene,iso bu üç değerin kombinasyonları birleştirerek fotoğrafı oluşturabiliyorsun.. bundada fotoğarfı oluşturmak için elde etmen gereken degeri 15 olarak varsayalım.. toplamda 15 i bulacaksın doğru pozlanmış fotoğrafı oluşturmak için.. diafram,estantene,iso herbirinin 5 er değeri var sayalım .. yine mantık aynı birinden alıp diğerine koyabilirsin.. toplamda 15 bulduğun sürece doğru pozlanmış fotoğrafı çekiyorsun.. burada önemli ola olan senin portakalı, elmayı, yada narı hangisini daha çok istiyor olman.. diafram,estantene ve iso nun ne işe yaradığını öğrendiğin zaman mantığı anlayacaksın .. saygılar..

      • Boray Köknel

        Alphanın sorusuna alakasız bir cevap vermişsiniz! Doğru pozlamayı sormuyor ki, neden ayak üstü çekerken 100 değil de 3200 ISO diye soruyor! Ne gerek var 3200 ISO’ya diyor ! Ben cevaplayayım en iyisi amatörün amatörü bir fotoğrafçı olarak: Alphan kardeşim, eğer bir fotğrafı 100 ISO ile çekebiliyorsan 100′le çekersin. ISO değeriyle ancak ve ancak enstantane-diyafram ilişkisi ile doğru pozlamayı yakalayamadığın zaman oynarsın. Sözgelimi hareketli bir obje çekiyorsundur ama diyaframın en açık hali bile yetmiyordur, o zaman ISO’yu arttırırsın. Efendim ben greni fazla istiyorum, yani elmanın çekirdekleri de gelsin ağzıma diyorsa, o başka! Binyılda bir belki istenebilir estetik kaygılarla… 100 dedik ama imkan olabilse 64 veya 24 gibi ISO değerleri daha bile tercihe şayan ! Filim döneminde ben 24 kullandım hiç bir şeye değişmem. Özele: Eskiden filim varken 400 ASA üzeri sonuçlar berbat olurdu düşünülmezdi bile. Şİmdi 25.000′ler ortaya çıkınca yeni bir oyuncak çıktı oynamak isteyenler için ! Kusura bakmayın ben galiba biraz oldschool kaldım.