DSLR Satın alırken nelere dikkat etmeli? (2011)

Yazı İçeriği:

Bu yazıyı okuduktan sonra neler öğrenmiş olacağım:

  • Profesyonel DSLR’yi profesyonel yapan nedir?
  • Ucuz DSLR’nin neyi eksik?
  • ‘Fotoğraf makinen kaç Megapiksel?’ sorusu ne kadar yeterli?
  • Yeni çıkan modeli hemen almalı mı yoksa beklemeli mi?
  • Benim neye ihtiyacım var?

“DSLR Satın alırken nelere dikkat etmeli?” isimli yazıyı 2009′un sonlarına doğru hazırlamıştım. Aradan geçen 1.5 yılda DSLR pazarı sabit durmadı haliyle, pek çok yeni model çıktı ve daha önceden ayırdedici diyebileceğimiz özellik artık standart hale geldi. Bu nedenle yazıyı güncelleme gereği duyduk.

İlk defa fotoğraf makinesi alacaksınız ya da mevcut makinenizi yeni bir modelle degistirmek istiyorsunuz; pazar da eskisi gibi az ve öz modellerden oluşmadığı için, bu kadar model bolluğu içerisinde ne alacağınıza karar vermekte zorlandığınızı tahmin etmekte zorlanmıyoruz. Bu yazımızda şu modeli alın gibi şeyler bulunmayacak (onu satın alma rehberlerimiz ile yapıyoruz) ama ihtiyacınız olmayan şeylere fazladan para vermenizi engellemek ana fikrimiz diyebiliriz. Bu yazıyı okuduktan sonra DSLR ana sınıflandırması hakkında bilgi sahibi olmuş olacaksınız.

Site olarak nasıl bir sınıflandırma yaptığımızı merak edenlerin mutlaka okuması gereken ‘Dijital Fotoğraf Makinesi nedir, çeşitleri nelerdir?‘ başlıklı yazımızda DSLR’leri toplam 3 ana sınıfa ayırmıştık: giriş, orta, ileri. Yazının geri kalanının daha kolay anlaşılabilmesi için Canon markasının modellerini kullanacağız.

bascek.com 2011 DSLR Sınıflandırması

bascek.com 2011 DSLR Sınıflandırması

Giriş seviyesi için örneğimiz Canon EOS 600D, orta seviye için örneğimiz Canon EOS 60D, profesyonel de diyebileceğimiz ileri seviye için örneğimiz 1D ve 1Ds serisi. Bir de orta-ileri seviye arasında geçiş konumunda bulunan orta-ileri sınıflandırmasına tabi tuttuğumuz Canon 7D ve EOS 5D Mark II mevcut.

Büyükten küçüğe Canonlar

Büyükten küçüğe Canonlar


Model Karşılaştırma Tablosu

Model Karşılaştırma Tablosu

Yukarıdaki bilgilerde sınıflandırmada fark yaratan ana özellikleri tabloya dahil ettik. İlk dikkatinizi çeken fiyatlar olmuştur sanırım :) 4 yaşındaki 1Ds Mark III almak yerine birkaç ay önce piyasaya çıkan 600D’den 8 tane alınabiliyor. Burada hemen şunu sorabilirsiniz, ‘ucuz model alıp aradaki fiyat farkıyla da çok kaliteli lensler alsak daha iyi olmaz mı? Ne de olsa gövdelerin birbirine benzediği günümüzde sonuçlarda asıl fark yaratan kaliteli lens kullanımı’.

Böyle düşünmekte haklısınız, üst sınıf gövdelerin fiyatları göz korkutacak kadar yüksek. Tabloya baktığınızda kafanızı karıştıracak başka şeyler de mevcut, belki de firmaların amacı da kafanızı karıştırmaktır :) Elimizden geldiğince konu hakkında yardımcı olacağız, sorularınızı forumda konu açarak sorarsanız gözden kaçma olasılığını da asgariye indirmiş olursunuz. Aklımızdan geçebilecek birkaç fikir:

  • 1Ds Mark III almak yerine 1/3 fiyatına 5D Mark II alsam, hem 12,700 lira cebimizde kalsa hem de 1080p canavar gibi video çekebilsem. Bakıyorum ikisi de 21MP, varsın 1fps yavaş çeksin, LCD’si daha güzelmiş hem de. Boynumda yarım kilo az taşımak da ayrıca cazip.
  • 1D Mark IV yerine yerine 600D alsam olmaz mı? İkisi de 18MP ama 600D çok daha ucuz. Ya da biraz daha verip 60D alsam?

Bu yazıyı hazırlamaktaki amacımız, nasıl oluyor da 18MP çözünürlük sunan 4 DSLR modeli 2299TL-14999TL arasında fiyatlara sahip oluyoru açıklamak. Yazıda yazanları anladığınızda kendinize uygun DSLR modeline daha rahat karar verebileceksiniz.

Görüntü kalitesi ve Megapiksel

DSLR almak istemenizin en önemli nedeni sanırım daha yüksek görüntü kalitesi beklentisi içerisinde olmanızdır yoksa küçük boyutları ve düşük fiyatları ile kompakt fotoğraf makineleri de tatmin edici fotoğraflar çekebilmekte. Peki görüntü kalitesi nelere bağlıdır? Sadece megapiksel sayısı, yüksek görüntü kalitesi için yeterli midir? Değildir! Fotoğrafın çekilme sürecinde ışık, belli bileşenlerden geçer, bu bileşenlerin her birinin kalitesi ise son ürün olan fotoğrafın kalitesinde belirleyicidir. Nedir bu bileşenler: algılayıcı, analog/dijital çevirici, işlemci.

Objektifin görevi, görüntüyü uygun şekilde algılayıcıya iletmektir; algılayıcının görevi ise objektiften gelen görüntüyü yani ışığı, kullanıcının kendi ayarlarına ya da makinenin otomatik ayarlarına uygun olarak piksel bazında elektrik sinyallerine çevirmek ve bu sinyalleri analog/dijital çevirici ile dijital hale getirip işlenmek üzere işlemciye iletmektir.

Megapiksel (MP) kavramı zaten yatay ve dikeydeki piksel sayılarının çarpılıp elde edilen algılayıcıdaki toplam piksel sayısının 1,000,000′a bölümesi ile elde edilir yani mantık bilgisayarlarda kullandığımız 1,000,000 byte’tan oluşan megabyte ile aynıdır. Canon EOS 5D Mark II, 5616 x 3744 çözünürlüğe sahip fotoğraf çekebilmektedir, yatay ve dikeydeki bu piksel sayısılarını çarptığımızda toplam 21,026,304 adet piksele sahip bir algılayıcı bulundurduğunu anlarız, bu değeri bir milyona bölüp yuvarlayınca da 21 MP değerine ulaşmış oluruz. MP değerinin yüksek olması bize ne kazandırır?

  • Fotoğraflarda daha fazla detay yakalanabilir
  • Daha büyük boyutta fotoğraf baskısı alınabilir (10MP ile çok yüksek kalitede A4, normal kullanıma uygun olarak da A2 baskılar alabilirsiniz )
  • Fotoğrafın daha küçük bir alanını kullanmak istediğinizde hala yeterli boyuta sahip kesmeler alabilirsiniz.

14mp-1MP değerinin yanı sıra önemli olan bir diğer etmen de birim alanda ne kadar pikselin olduğudur. Bu değer Piksel Yoğunluğu olarak geçer ve birimi genelde MP/cm²’dir. Piksel yoğunluğu arttıkça algılayıcının piksellerinin boyutları giderek küçülür, bu da piksellerin ışık duyarlılığında azalmaya, komşu pikseller arasında sinyal karışmasına ve sinyal gürültüsünün artmasına neden olur.

Optik algılayıcısı daha büyük olan 5D Mark II bu sayede kendinden daha az piksel içermesine rağmen aynı işlemciyi kullanan 7D’den daha iyi görüntü kalitesine sahiptir. İşlemci görüntü kalitesinde doğrudan etkili olan bir diğer bileşendir çünkü dijital fotoğrafçılıkta fotoğrafın oluşturulması işleminde pek çok matematiksel hesaplamalar yapılır. İleride daha detaylı değineceğimiz bu süreçte işlemci oldukça fazla görev alır ve gürültü giderme performansından, çekim hızına kadar pek çok alanda makinenin başarımında belirleyici konumdadır. Her yeni çıkan işlemci, gelişen teknoloji sayesinde eski nesilden daha çok işlem gücüne sahip olduğundan birim zamanda işleyebileceği veri miktarı artacak, görüntü kalitesini arttırmada daha başarılı olacak. Bu durumda alacağınız DSLR’de işlemci ne kadar yeniyse o kadar iyidir diyebiliriz, bu da yeni bir model almanın avantajlı olduğunu gösterir.

12-bit mi 14-bit mi?

Bu başlı başına bir yazı konusu o yüzden özet olarak geçeceğim. Daha fazla bit değeri, fotoğraflarınızı işlerken açık ve koyu alanlar arasındaki renk geçişlerinin daha yumuşak olması, daha az görülebilir bozulmalar (gürültü) ve detay ile parlak bölümlerde daha fazla detay anlamına gelir. JPEG dosyaları 8-bit olarak saklanır, asıl fark yaratan makinelerin ham dosyalarını kaç bit olarak saklayabildikleridir.

Canon’un güncel tüm modelleri 14-bit kullanmaktadır. Nikon’da kimi modeller 14-bit ham desteği sunmakta, mesela D300s 14-bit desteği verirken D3100′de 14-bit yerine sadece 12-bit desteği bulunmakta. Pentax K5 de 14-bit ham sunan modellerden biri. Sony ve Olympus ise 14-bit desteği sunmamakta.

Algılayıcı boyutu ya da ‘Crop’ mu ‘Full Frame’ mi?

‘Crop Factor’ teriminin tam olarak ne olduğunu bilmiyorsanız ‘Crop Factor’ Nedir? isimli yazımızı mutlaka okuyun çünkü satın alma kararı vermenizde birinci dereceden önemli bir etmen. DSLR almak istediğinizde karşınıza dört seçenek çıkar ama her zamanki gibi işinizi zorlaştırmak için onlar da kendi aralarında alt boyutlara bölünürler :)

Algılayıcı Boyutları (kaynak:wikipedia)

Algılayıcı Boyutları (kaynak:wikipedia)

  1. APS-C: En çok modelin bulunduğu kısım burası çünkü düşük maliyetli DSLR üretebileceğiniz tek algılayıcı boyutu APS-C’dir. Canon (329mm²), Nikon(370mm²), Pentax(365mm²), Sigma(286mm²) ve Sony(373mm²) APS-C algılayıcıya sahip gövdeler üretmektedir. Taktığınız lensin odak uzaklığını Canon için 1.6 ile, Nikon, Pentax ve Sony için 1.5 ile, Sigma içinse 1.7 ile çarparak bulursunuz. APS-C, kuş çekimi gibi konunuza yaklaşmanızın zor olduğu durumlarda yani tele kısımında büyük avantaj sağlarken geniş açıda biraz zayıf kalır ama dediğimiz gibi ‘biraz’ çünkü APS-C sistemler için 8mm’den başlayan odak uzaklıklarında lensler bulabilirsiniz, 8mm’lik lens Canon üzerinde 12.8mm olacaktır ve o da gayet geniş bir görüş açısı sağlar.
  2. 4/3 : Olympus, Panasonic ve Leica ise Kodak’ın da katkıları ile sıfırdan bir tasarımla 4/3 sistemini geliştirmişlerdir. Bu algılayıcı diğerlerine göre daha küçük olsa da (225mm²) lensleriyle beraber bütün bir sistem olarak tasarlandığından eksiği yoktur diyebiliriz. Taktığınız lenslerin odak uzaklıklarını lensin üstündeki odak uzaklığı değerini iki ile çarparak bulursunuz. 4/3 gövdeler tele konusunda en güçlü konumdayken geniş açıda da en zayıf konumdadırlar ama bu geniş açı lensleri yok olarak algılanmasın çünkü Olympus’un 7mm’lik lensi satılmaktadır. Bu lens de 4/3 gövdelerde 14mm gibi oldukça geniş bir görüş açısı sağlayacak bir odak uzaklığı edecektir. 4/3 sistemi için detaylı yazımız mevcut.
  3. APS-H:  Sadece Canon’un profesyonellere yönelik hız ve sağlamlık odaklı 1D serisinde kendine yer bulan (548mm²) APS-H boyutundaki algılayıcıların kesme çarpanı 1.3′tür (tam olarak 1.26 ama hesaplama kolaylaşsın diye 1.3′e yuvarlanmıştır) yani üzerine taktığınız lensin odak uzaklığı lensin üstünde yazan değer çarpı 1.3′tür. Bu algılayıcıların maliyeti hala APS-C olanlardan daha fazla ama tam çerçeveden daha düşüktür. Son modeli hızlı AF ve 10fps seri çekim hızına sahip bu seri genelde vahşi doğa fotoğrafçıları, kuş fotoğrafçıları ve spor fotoğrafçıları tarafından ilk tercih edilen modellerden biri olmaktadır.
  4. Tam kare (‘Full Frame’): Bu boyuttaki algılayıcılar (864mm²), APS-C boyutundakilerin yaklaşık 2.5 katı alana sahiptirler bu da daha yüksek görüntü kalitesi ve yüksek ISO başarımı olarak geri döner çünkü birim alandaki piksel sayısı düşmektedir. Tam-çerçeve algılayıcılı gövdelerde kesme çarpanı 1′dir yani gövdeye taktığınız lensin odak uzaklığı üzerinde yazan değerdir, bunun en büyük getirisi çarpma işlemleri ile uğraşmanıza gerek kalmamasıdır. ‘Full-Frame’ Fotoğraf Makineleri Neden Pahalı? başlıklı yazımızda belirttiğimiz nedenlerle üretilmeleri daha masraflı olduğu için APS-C algılayıcılı gövdelerden çok daha pahalıdırlar. Tele tarafında kesme çarpanının olmaması yani lens çarpanının olması nedeniyle masrafınız daha da artar çünkü APS-C’de 400mm’lik tele lensin görüş açısının elde edebilmek için tam-çerçeveli gövdede 600mm’lik lens kullanmak zorunda kalırsınız.

Konuya ilgili yazılarımız:

Az ışıklı ortamda çekim yapabilmek: yüksek ISO başarımı

Satın almadan önce dikkat edilmesi gereken bir diğer önemli özellik de fotoğraf makinesi modelinin yüksek ISO başarımının ne seviyede olduğudur. ISO başarımını belirleyen etmenler görüntü kalitesini belirleyenlerle aynıdır. Ne zaman yüksek ISO’ya gereksinim duyarsınız?

  • lensiniz hızlı değilse yani diyaframın en açık olduğu değerde yeterli ışık veremiyorsa
  • kısık diyafram kullanarak alan derinliğini arttırmak istediğinizde
  • doğal ışık kaynaklarının olmadığı kapalı mekanlarda
  • düşük enstantane kullanarak hareketi dondurmak istediğinizde

Pratikte çok sık yüksek ISO değerlerini kullanmak zorunda kalacaksınız o yüzden flaş kullanmak istemediğiniz sürece alacağınız DSLR’nin, yüksek ISO değerlerinde olabildiğince az gürültü içeren fotoğraflar üretmesi önemlidir. Kimilerine göre yüksek ISO başarımı, yüksek çözünürlükten daha öncelikli bile olabilir. Burada dikkat etmeniz gereken noktalar şunlardır:

  • Yüksek ISO seçeneğinin olması o değerde gürültüsüz fotoğraf çekebileceğiniz anlamına gelmez
  • DSLR’de gürültü önleme seçeneği kapalı veya seviyeli olarak açılabilir olabilir
  • Gürültüyü azaltacağım derken detayları azaltmamak gerekir
Makinenin ISO 6400 sunması o ISO değerinde temiz görüntü vereceği anlamına gelmez.

ISO6400'de %100 kesme. Makinenin ISO 6400 sunması o ISO değerinde temiz görüntü vereceği anlamına gelmez.

Fotoğraf makinelerinde ön tanımlı olarak gelen ISO değerlerinin yanı sıra menüsünü kullanıp açabileceğiniz ek ISO değerleri de bulunur ve genelde Hi1, Hi2, Lo gibi değerlerle gösterilir. Örneğin Canon EOS 5D Mark II modeli 100-6400 arası ISO değerlerine sahiptir. Menüde ISO genişletme seçeneğini açarsanız size H1 (ISO12800), H2 (ISO25600) ve L (ISO50) olmak üzere üç yeni ISO seçeneği daha sunar.

Bir ISO değeri ön tanımlı gelmeyip, menüden açılarak kullanılabilir hale geliyorsa, üreticinin neden bu ISO seçeneklerini sakladığını oturup düşünmek gerekir :) ‘H’ seçenekleri zorda kalınca kullanılmak üzere eklenmiş olup, makinenin sınırlarını zorlayacak ve çekilen fotoğraftaki gürültü miktarının daha rahatsız edici olmasına neden olacaktır. Yüksek ISO başarımından bahsederken gürültü giderme (NR, İng:’noise reduction’) özelliğini de göz ardı edemeyiz. Tüm üreticiler NR işlemini ama az, ama çok uygulamaktadırlar. JPEG olarak çekim yaptığınızda NR işleminde nasıl davrandıkları daha önemli hale gelir çünkü ham çektiğinizde yazılımsal olarak fotoğraf üzerinde NR işlemini de gerçekleştirebilirsiniz. NR işlemi gürültü miktarını azaltarak izlenmesi daha keyifli kareler oluşmasını sağlarken, fazla uygulanırsa fotoğraftaki detay miktarını da azaltarak, görüntü kalitesinin artması yerine azalmasına neden olabilir. Özetlersek: Yüksek ISO başarımı, fotoğraf makinesinin yüksek ISO değerlerinde NR kapalıyken ve açıkken, en yüksek detay seviyesinde olabildiğince gürültüsüz fotoğraflar üretebilmesidir.

Konu ile ilgili yazılarımız:

Anı yakalamak ya da kaçırmak…

Sürekli AF (AI-Servo) modunda sörfçü takip edilerek yapılmış bir çekim. Ekipman: Canon EOS 5D, Sigma 70-200/2.8 EX DG Macro HSM

Sürekli AF (AI-Servo) modunda sörfçü takip edilerek yapılmış bir çekim. Ekipman: Canon EOS 5D, Sigma 70-200/2.8 EX DG Macro HSM

Fotoğraf anlar üzerine kuruludur. Videonun aksine tek bir karede dondurulmuş andır fotoğraf, bu nedenle alacağınız fotoğraf makinesinin anı dondurabilme hızı ve sizin isteklerinize tepki verebilme hızı çok önemlidir. Gazetecilik, spor çekimi gibi zamanlamanın önemli olduğu alanlarda fotoğraf makinenizin yavaş kalması, o anı kaçırmanıza neden olabilir. Bu nedenle profesyonel kullanıcılar için hızlı bir fotoğraf makinesi alarak anı yakalayabilmek, birkaç bin lira daha ucuza daha yavaş bir fotoğraf makinesi almaktan daha önemlidir. Peki nedir fotoğraf makinesini hızlı ya da yavaş yapan?

  • AF nokta sayısı: En basit DSLR modellerinde 3 AF noktası varken, profesyonel modellerde bu sayı 51′e kadar çıkabilmektedir. Sadece merkez AF noktasını kullanarak da çekim yapabilirsiniz ama gerektiğinde fazladan nokta işleri kolaylaştırır.
  • AF sistemi: Az ışıklı ortamlarda da hızlı ve tutarlı odaklama yapabilmelidir. Hareketli nesnelere odaklama yaptığınızda odaklama sistemi hareketli nesneyi takip edebilmelidir. Canon’un ileri seviyedeki 1D serisi gövdeleri f:8 gibi oldukça kısık diyafram değerlerinde de odaklama yapabilirken daha alt seviye modeller genelde f:5.6′dan kısık diyafram değerlerinde odaklama yapamazlar. Bunun yanında kullanılan AF algılayıcısını tipi de odaklama yeteneği ve hassasiyetinde önemlidir.
  • Azami enstantane: Buradaki fark genelde 1 durak olmaktadır. Başlangıç seviyesi modellerde azami saniyenin 1/4000′inde çekim yapabiliyorken, orta ve ileri seviye modellerde bu değer saniyenin 1/8000′ine düşmektedir. 1/6000 gibi arada bir değer sunan modeller de olabilmekte (Pentax K-r/K-x). Çok hızlı hareketleri dondurmak için bazen 1/4000 yeterli gelemeyebilir.
  • Saniyede çekebildiği azami  kare sayısı (fps, İng:’frame per second’): Spor fotoğrafçılığında özellikle önem kazanır ve bu tarz çekim yapanlar DSLR tercihlerinde MP’den önce fps değerine bakarlar. Başlangıç modellerin genelde 3fps çekebilirken, orta ve ileri seviyede bu değerler çok değişiklik gösterir. Canon EOS 40D modeli ile 6fps çekerek orta sınıfta öncülük etmiştir. İleri sınıfta MP/fps bazında en iyi performans 18.1MP, 10fps ile Canon EOS 1D Mark IV’e aittir. Nikon D3s modeli de 12MP’de 9fps ile benzer hıza sahiptir.
  • Sıralı çekim başarımı: fps değerinin yanı sıra fotoğraf makinesinin bu hıza ne kadar süre ile ayak uydurabildiği de önemlidir, yani 10fps ile 1 saniye çekim yaptıktan sonra tampon belleğin dolması ile hızın düşmesi, yüksek hızın çok verimli kullanılamamasına neden olabilir. Tampon belleğin büyüklüğü ve fotoğrafların tampon bellekten hafıza kartına aktarılma hızı toplam başarımda önemlidir.
  • Deklanşör gecikme süresi (İng:’Shutter Lag’): Deklanşöre bastığınızdan ne kadar süre sonra fotoğrafın çekildiğini belirtir. Kompakt modellerle karşılaştırıldığında tüm DSLR modelleri çok iyi deklanşör gecikme sürelerine sahiptirler, başlangıç seviyesinden ileri seviye ilerledikçe bu sürelerde iyileşmeler de görülmeye başlar.

Konu ile ilgili yazılarımız:

Profesyoneller için olmazsa olmaz: Dayanıklılık

Kimi markalarda sınıflar arasındaki ayrımın en belirgin olduğu alan, gövdenin yapısı, gövdenin yalıtımı ve örtücüsünün ömrünü içeren dayanıklılık alanıdır. Canon’da gövde yapısından sınıf ayrımı rahatlıkla yapılabilir çünkü ciddi yalıtım istiyorsanız 1D serisi profesyonel gövdelere ya da 7D modeline yönelmeniz gerekir. Nikon’un da benzer şekilde ileri (D3s, D3x) ve orta-ileri seviye (D300s) ürünlerinde daha iyi yalıtım sunar. Pentax ise orta-ileri seviye modeli olan K-5′inde diğer markaların ileri seviye modellerinde kullandığı yalıtım ve gövde malzemesini kullanmaktadır.

Ole Jørgen Liodden Canon EOS 7D’yi Antartika’da denemiş ve herhangi bir sıkıntı ile karşılaşmamış. Hatta 5D Mark II’yi oldukça başarılı bulmuş. Yazısını buradan okuyabilirsiniz.

Canon 7D, Kuzey Georgia Adası'nda kar fırtınasına maruz kalırken, Kasım 11. ©Ole Jørgen Liodden

Canon 7D, Kuzey Georgia Adası'nda kar fırtınasına maruz kalırken, Kasım 11. ©Ole Jørgen Liodden


Dzuren Hamzah da Canon’un para iade garantisine güvenerek yalıtımlı Canon EOS 7D, Canon 70-200/2.8 IS USM ikilisini zorlu şartlarda denemiş. Dediğine göre ekipman yıldızlı pekiyi ile geçmiş :)
©Dzuren Hamzah

Canon EOS 7D ve Canon EF 70-200mm f2.8 IS USM ©Dzuren Hamzah

Dayanıklılık kalemlerini tek tek ele alalım:

  • Gövde yapısı: Gövde iskeletinin ve dış yapısının yapıldığı malzeme, çarpma, düşme gibi istenmeyen durumlarda gövdenin tek parça halinde kalabilmesini sağlayacağı için önemlidir. Giriş seviyesi modellerde genelde gövdede plastik, iç iskelette ise magnezyum kullanılır ama bu yapı gövdenin dayanıklı olması için yeterli değildir. İleri seviye gövdelerde ise gövde tamamen magnezyumdur ve en zor koşullardan bile sağ çıkabilme başarısını gösterir. Gövdeniz ne olursa olsun iyi bakın tabii ama içinizi rahat ettirecek dayanıklı bir gövde her zaman iyidir :)
  • Gövde yalıtımı: Yalıtım toza ve suya karşı dayanıklılık için gereklidir. Gövde yalıtımı iyi olan modellerde yağmur altında çekim yapmak istediğimizde içimiz rahat olur çünkü gövdenin kimi bölgelerinden su almayacağını biliriz ve fotoğraf makinesini saklamak yerine fotoğraf çekmeye devam ederiz. Toza karşı dayanıklılık ise kumsal ya da motocross pisti gibi uç mekanlarda önem kazanır. Yalıtım, dayanıklılık demektir; pro gövdede yalıtım var diye havuza sokmaya kalkmayın :)
  • Örtücü ömrü: Başlangıçtan ileri seviyeye doğru ilerledikçe örtücünün sorunsuz çalışmasının öngörüldüğü çekim sayısı artar. Bunu üretimde kullanılan malzeme kalitesine bağlayabiliriz yani ilk etapta daha fazla ödeyerek daha uzun ömürlü bir fotoğraf makinesi almış olduğumuzu söyleyebiliriz. EOS 600D ve EOS 60D için Canon 100,000 çekimlik örtücü ömrü verirken, orta-ileri seviyedeki EOS 7D için bu ikisinin 1.5 katı olan 150,000 değerini vermiştir. İleri seviye olan EOS 1D serileri ise EOS 60D’nin tam 3 katı olan 300,000 çekimlik örtücü ömrüne sahiptir. Bu değerler tahmini ve ortalama değerler olup örtücü mekanizması bu değerlerden önce çalışmamaya karar verebilir ya da çok daha uzun süre çalışmaya devam edebilir.

Yalıtım konusunda en büyük sorun belirli bir standardın olmamasıdır. Herkes benim gövdem, lensim yalıtımlı diyebiliyor ama bunun ne seviyede olduğunu, markalar arasında nasıl bir durum olduğunu bilemiyoruz. Kullanılan terminoloji de zaten bunu doğrular nitelikte çünkü kimisi kötü havaya dayanıklı (weather-proof) derken, kimisi de su sıçramalarına karşı dayanıklı (splash-proof) tanımlamasını kullanıyor.

Belki de en önemli karar verme kalemi: Ergonomik Olmak

Ergonomik açıdan küçücük boyutlara sahip Olympus E-450 ile heybetli gövdeye sahip Nikon D3s’i karşılaştırmak pek adil olmaz sanırım :) Nedir ergonomik olmak?

Ergonomik sıfatı, kullanım şekli ile vücut pozisyonu arasında azami uyum sağlayarak, asgari güç kullanımı ile azami verim sağlayıp asgari yorgunluğa neden olan aletler için kullanılır.

Tanımımızdan da anlayabileceğimiz gibi ergonomik gövde boyut ve ağırlığı ile dengeli olmalı, kolay taşınabilmeli, ele rahat oturmalı ve asgari çaba ile ayarları değiştirmeyi izin vermelidir. Maddeleri biraz daha açarak açıklayalım:

  • Boyut: İleri seviyeye doğru gövde boyutları giderek büyür ve ileri seviye gövdede ciddi boyutlara ulaşır çünkü bu seviyedeki modellerde genellikle yatay kullanıma da imkan sağlamak için daha uzun bir tasarım kullanılır. Bu tasarıma ve dolayısıyla da büyük boyutlara, diğer gövdelere aksesuar olarak ekleyebileceğimiz ‘Battery Grip’ (BG) takarak da ulaşabiliriz. Büyük gövde ergonomi bakımından avantajlar sunsa da taşınabilirlik konusunda işimizi zora sokar, her çantaya girmeyen gövde için daha büyük çanta alma ihtiyacı doğar. Büyük boyutu ile kapasitesi çok daha yüksek pil kullanılmasına imkan sağlayan gövde aynı zamanda içerisinde daha fazla elektronik ve mekanik aksam kullanabilmek için de daha büyük bir alan sunar. Doğrudan seçim kriteri olmasa da büyük boyutlu pro gövdelerin karizmatik durduğu pek çok kullanıcı tarafından onaylanacaktır :)

    Canon EOS-1D Mark IV

    Canon EOS-1D Mark IV

  • Ağırlık: Büyük boyut aynı zamanda yüksek ağırlık da demektir. Eğer fotoğraf makinenizi tüm gün boynunuzda gezdirecekseniz 500 gramlık giriş seviyesi gövde yerine kullanacağınız 1350 gramlık ileri seviye gövdenin getireceği 850 gramlık ek ağırlık çok büyük fark yaratacaktır! Ağırlık fotoğraf makinesini sabit tutmanızda yararlı olabileceği gibi yeterli güce sahip olmayan kullanıcıların elinde sabit tutulması oldukça güç hale de gelebilir. Son satın alma kararınızı vermeden önce ağır fotoğraf makinesini rahatlıkla taşıyıp taşıyamayacağınızı bizzat denemenizi şiddetle öneririz. Ağırlık uzun vadede de boyun ağrılarına neden olabilir.
  • Ele oturuş: Bu kişiden kişiye değişecek bir tecrübedir çünkü herkesin el yapısı ve rahatlık anlayışı farklıdır. Eğer eliniz küçükse, küçük boyutlu gövdelerle daha rahat edebilirsiniz, eğer eliniz büyükse tam tersi de geçerli olabilir, serçe parmağınız gövdenin dışında kalabilir. Size en uygun modeli bulabilmeniz için çeşitli modelleri denemeniz önemlidir. İleri seviye gövdelerde kullanılan malzemenin kalitesi tutuşun rahatlığını belirler, aynı şekilde gövdenin yapısı da belirleyicidir, elinizin şeklini alabilen fotoğraf makinesi en iyi tercih olacaktır.

    Geçmişte Canon EOS 350D/450D/5D kullanmış, şuan da Canon EOS 5D Mark II kullanan yazarınız mesela Nikon D2Xs ve D3′ün eline oturuşunu 1D serisi Canon’lardan daha çok beğenir. Ele oturuş, gövdeyi portre konumunda çekim yapmak için sola 90 derece çevirdiğinizde daha da farklı hale gelir ve ileri seviye gövdelerin büyük boyutları ile sağladıkları portre konumundaki deklanşör düğmesi ve ayar düğmeleri ile hala rahat biçimde çekim yapabilirken, daha küçük gövdelerde elinizin yeni konumu zorlayıcı bir hal alır. Ama bunun da çözümü vardır: gövdenize eğer onun için uygun bir BG üretilmişse onu alıp takmak ki eğer sadece tutuşu nedeni ile ileri seviye gövde almayı düşünüyorsanız daha ekonomik bir çözüm olacağı açıktır.

    'Battery Grip' kullanımı ile ergonomik gelişme sağlayabilirsiniz.

    'Battery Grip' kullanımı ile ergonomik gelişme sağlayabilirsiniz.

  • Ayarları hızlı değiştirebilme: Kimse ISO değerini değiştirebilmeyi tek hamlede yapmak yerine 3 hamlede yapmak istemez, bu hem zaman alıcıdır hem de ergonomik değildir. Bu gibi çok ihtiyaç duyulan ayarlara menünün içerisinden ulaşmak yerinde gövdede yer alan atanmış özel bir düğme ile ulaşmak kullanımı hızlandırır ve kolaylaştırır. Giriş seviyesi modeller olabildiğince az düğme barındırırken ileri seviye modeller olabildiğince fazla düğme ile ya da çeşitli düğme kombinasyonları ile hızlı ve kolay kullanım sağlamaya çalışırlar. Orta seviyeye geçtiğinizde elde edeceğiniz en önemli artı da bu fazladan düğmeler olacak ;)
  • Kişiselleştirebilme: En çok kullandığınız ayarları hızlı ulaşım için kaydedebilmek, kimi düğmelere daha çok kullandığınız fonksiyonları atayabilmek ergonomiyi artıran unsurlardır.
Sayfalar: 1 2

“DSLR Satın alırken nelere dikkat etmeli? (2011)” ile ilgili okuyucu mesajları

  1. Enver Balta

    Verilen ilk grafikte iki tane D7000 yazılmış, bunlardan biri D700 olmalıydı.

  2. Çağatay Şenocak

    Bu bilgi paylaşımı için teşekkür ederim Eminim ki çoğu fotograf severin arayıpta bulmadığı bir paylaşım olmuş. Ben de uzun zamandır DSLR makine alma konusunda kararsızım. Tam nihai kararımı verdim dedim ve D7000 seçtiğim anda , bazı sitelerde makinenin back focus ve hot piksel sorunu oldugu ile karşılaştım. Bu sorunlu konular hakkında gerçekçi bilgiyede ulaşamadım . Bu konu hakkında bilginize danışmak isterim.

  3. tekir

    ucuz dslr de sık kullanılan özellikler menulere gömülmüş durumda.. özellikle sony giriş seviyelerinde… iso olsun flash olsun menulerde gezinmek gerek… ayrıca ucuz dslr de ikinci ekran yok… bu da pil tasarrufu için gerekli… pozlama kilidi düğmesi de olmuyor bazen… örneğin d5000 ve d90 teknoloji olarak aynı..
    bknz : http://www.bascek.com/7386/nikon-d5000-video-incelemesi/
    ama fiyat farkı var aralarında…
    mesela bakaç büyük, pili daha fazla dayanıyor, ele daha iyi oturuyor (400d yi elime bir türlü oturtamadım) , malzeme daha kaliteli, ikinci ekran, lcd ekranın kalitesi (900k), af motoru, lcd ekran boyutu gibi
    bunlar fiyata doğrudan etki eden ve makinede olmazsa eksikliği hissedilebilecek özellikler…

  4. murat

    Çok güzel bir derleme olmuş, teşekkürler

  5. Hüseyin ŞİMŞEK

    Güncellediğiniz için teşekkürler. Masaüstünde biryere çivilerseniz bizde pekçok arkadaşın yararlanması için yönlendirebiliriz.

  6. yusuf

    Guncellediginiz icin cok tesekkurler,kolay gesin.

  7. altın

    DSLR sınıflandırma tablosunda neden canon500d yok?.hangi derecede olduğunu öğrenmek istiyorum…

  8. başlık hangi canon dslr i satın alalım olsaymış daha uygun olurmuş bence :)

    • Yazının daha giriş kısmında neden Canon modelleri üzerinden gittiğimi açıklamıştım, kaldı ki en fazla model çeşidine sahip olan marka da Canon, diğerleri değil. Derdimiz model farklılaşmasının nasıl olduğunu göstermek, zaten yazıda her markadan örnekler veriyorum.

      Bunu makale olarak düşünebilirsiniz, satınalma rehberinin güncellenmiş hali haftaya yayınlanacak.

  9. Onur

    Orta-başlangıç satırı ve Nikon kısmının kesiştiği nokta boş bırakılacağı yerde D90′la daha şık durmaz mıydı ? :)

  10. mert

    öncelikle paylaşımınız için çok teşekkür ederim.fotoğraf çekmeye başlamak için öncelikle 2,000tl bütçe ayırdım.ve nikon da yoğunlaşıyorum.sizce tercihim ne yönde olmalı??canon 550d mi nikon d3100 mü?yardımcı olursanız çok sevinirim.

  11. Güzel bir rehber olmuş, eline sağlık. Bence makineler temelde ikiye ayrılıyor: APSC ve Full Frame olanlar. Bir makine APSC olduktan sonra diğer özellikleri ne olursa olsun bir full frame makineyle kapışamaz. Belki video çekiminde filan birşeyler olur, ama onun haricinde umut yok. Para biriktirip full frame makine almak lazım.

  12. kahraman

    Gövdeler arası objektif uyumluluğu da hesaba katılması gerekir, apsc bir gövdeye hem apsc hem de full frame uyumlu lensler takıla biliyorken, full frame gövdeye sadece kendisine uyumlu lensler takılmakta. Yani apsc gövde kullanırken apsc lens alırsanız sürekli, full frame bir gövdeye geçtiğinizde o lensler elinizde kalır. Ama fiyat olarak da full frame uyumlu lenslerde daha pahalıdır. İlk etapta bence uygun orta sınıf bir dslr ve kaliteli lensler.

  13. Hüseyin ŞİMŞEK

    Yalçın bey şu an hali hazırda 450D, 500D, D3000 ve D5000 gibi makineler satılmakta. 50D, D80, D200 gibi makinelerin oldukça hareketli bir ikinci el piyasası var. Ayrıca aslında birbirine rakip olan fakat biri üretimden kaldırıldığı havada kalan makineler oluyor. Cross tabe olarak makine sınıflandırmak yerine bir zaman düzleminde bu sınıflandırmayı yapmak daha sağlıklı olacaktır.

  14. fatih

    nikon d3000 giriş-başlangıç seviyesinde olsa iyi olurdu :D

  15. sebastian

    Hocam çok güzel bir konu olmuş sağolun….

    bazı arkadaşlar hala şu model neden yok falan diye anlamakta ısrar ediyor, konu sadece en güncel modelleri kapsıyor bu kadar basit…

    Yalçın bey şöyle bir fikir nasıl olurdu acaba rağbet görürmüydü; şu anda piyasada güncel modellerin yanında yabana atılmayacak bir ikinci el piyasası ve güncelliğini koruyan ama eski makineler var, pentaks k100ds, canon 350-400 vb bir çok model bunlarla ilgili detaylı olmasada ilginç bir konu oluşturulabilir sanırım çevrenizden yada site müdavimleride bu konuya yardımcı olmak isteyebilir belki ekipman konusunda, tabi konular daha önce çok defa incelenmiş olma olasılığı nedeniyle önceliği güncel modellere vermek çok daha doğru…sadece bir fikir….saygılar

  16. Serhat

    Merhaba,

    Güzel ve güncel bir çalışma olmuş tebrikler… Satınalma rehberinizi de 4 gözle bekliyorum. Bende bir çok kişi gibi Canon 600D ve 60D arasında kalmış bulunmaktayım. Eylül gibi Amerikadan gelecek bir arkadaşıma aldırmayı planlıyorum.

    600D body 799 $ / 60D body 999$ – Burada 200 $ fark ile 60 alınması daha uygun gibi geliyor bana

    Rebel T3i (600D) with 18-55mm Lens 899 $ / 60D Kit with 18-135mm Lens 1299 $ – Burada fark 400$ kadar çıkıyor ve bu farka değer mi değmez mi karar verebilmiş değilim. Hangi body alırsam alayım en az 3 – 4 yıl kadar yükseltmem maddi olarak mümkün olmayacak. Sizlerin önerisi ne olur. Bu 4 seçenekten hangisi ile başlamalıyım bu hobiye ?

    Teşekkürler,
    Saygılar.

  17. Turan

    Nikon D90 neden yok anlayamadım

    • Reasürör

      Sadece konuyu değil, mesajları da okusanız mesela?

      Onur
      27 Mayıs 2011, Cuma – 13:13
      Orta-başlangıç satırı ve Nikon kısmının kesiştiği nokta boş bırakılacağı yerde D90′la daha şık durmaz mıydı ? :)

      Yalçın Aydın
      27 Mayıs 2011, Cuma – 14:09
      ‘discontinued’ olmuş yani üretimi sonlandırılmış ürünleri* listeye dahil etmedim. 2011 rehberi olduğu için modeller güncel olsun değil mi :)

      *D90, Nikon Japonya’da göre ‘Eski Ürünler’ bölümünde: http://www.nikon-image.com/products/camera/slr/digital/d90/

  18. Okan

    Merhabalar benim gibi dslr alma arifesinde olanlar için güzel bir yazı,

    Ben uzun zamandır canon 550d almayı düşünüyordum ancak pentax k7 de ilgimi çekti magnezyum gövde 2 adet ayar tekerleği ve sağlamlığı ilgimi çekti sizce 550d ye tercih edilir mi?

    İlk dslr makinem olacağı için iki makine de işimi çok rahat görecektir ancak canon un aksesuar ve lens bolluğu beni canon a çekiyor, Yalçın bey siz bu konuda ne dersiniz?

  19. abdullah

    Nikon D5100 kullanan var ise yorumlarını almak isterim.

  20. gülşen özgün

    yalçın bey iyi günler yazınızı tesadüfen okudum ben de bir fotoğraf makinası almak istiyorum doğa manzara resimleri çekmek istiyorum en çok yarı profesyonel mi yoksa küçük dijital bir makinamı almalıyım samsun teknosada fuji s1700 olympus sp 600 uz gösterdiler birde sony g serisi küçük bir makina baktım aslında sadece aile resimleri deil ,manzara resimleri çekmek istiyorum diye düşünüyorum.yardımcı olursanız sevinirim teşekkürler

  21. yalım

    İnsana okurken bile çaba harcatan, bu kadar ayrıntılarla bezenmiş yazınız için teşekkür ederim…

  22. defne

    nikon d3100 hakkında bilgi almak isitiyorum.makinem daha 2 ay önce alındı

  23. tugay karabaş

    aralık ayında piyasa fiyatı 1300 liradan başlayan 1000D’yi 18-55mm kit le 750 liraya almıştım ve 750 lira geçen hafta sattım.şimdi yine araştırma içindeyim.

    bütçem 1200-1300 lira.550d veya 1100d alma düşüncem var.amerikadan getirticem.
    ebay’da 1100d body 500$,18-55mm IS’le 600$ ,550d ise body 650$,18-55 IS’le 750$’dan başlıyo.hangisini nasıl alsam(body mi?,kit mi?)

  24. hakan

    bütün paylaşımlarınız birbirinden güzel ve detaylı gerçekten tebrik ediyorum.

    bende canon almayı düşünüyordum sayenizde hangi modeli alacağım konusunda daha iyi fikirler edindim artık daha kolay karar verebilirim.

  25. Yusuf BULUT

    Emek şaheseri anlatımınız için teşekkürler…

  26. Çok faydalı açıklamalarınızdan dolayı teşekkür ederim.
    Bende canon 400D var. Yaklaşık 5-6 yıldır kullanıyorum. Kit lens ile birlikte. Son zamanlarda yeni bir gövde alsam mı diye düşünüyorum (canon 600 D olabilir mesela). Çünkü yeni çıkan modelleri gördükçe baya eskide kaldığımı düşünüyorum. Sizin tavsiyeniz ne olur acaba?

  27. aslı

    slm.murat bey.vermiş olduğunuz bilgiler çok güzel tşk ederim.size özel bir soru sormak istiyorum.ben amatör ancak profesyonel olmak isteyen ve düğün fotoğrafçısı olmak isteyen biriyim.sizden ricam hangi model marka cihazı almalıyım.uzun süre rahat kullanıcağım.lütfen cvb merakla bekliyorum.tşk

  28. SEMİH ATİK

    Merhaba Murat bey
    Öncelikle size teşekkür ederek başlamak istiyorum.Yaklaşık bir yıl önce başlangıç olarak bir compact almamı tavsiye etmiştiniz.Canon G12 ile birlikte bir kaç model önermiştiniz. Canon G12 aldım ve çokta memnun kaldım. Artık bir şeyler öğrendiğime inanıyorum ve sizden orta seviye bir DSLR fotoğraf makinesi tavsiyesi rica edeceğim. Yardımcı olursanız müteşekkir olurum.Canon ile başladığım için Canon ile devam etme düşüncesindeyim. Ne dersiniz ? Bütçem en fazla 3.000tl ( yurt dışından alacağım)
    Önceliklerim
    1.Güçlü işlemci ve deklanşör hızı
    2.Az ışıklı ortamda başarılı çekim ve odaklanma
    3.Hareketli ekran
    4. Manzara, çocuk, portre, hayvan, makro, sokak, az ışıklı ortamlar

    Üç model arasında kaldım.
    1. Canon 5D Mark IV
    2.Canon Eos 7D
    3.Canon Eos 60D

    • Bahsettiğiniz konularda en önemli harcama kalemi lensler. Mark 3 bütçenizi epey aşar. Ben olsam 60D alırdım. 7D ile aynı fotoğrafı çekiyorlar. Geri kalan parayı lense ve flaşa yatırın.

      • Erhan

        Merhabalar MURAT BEY.
        Benim Canon EOS 600D gövde ve 18-55mm f.1:3,5-5,6 IS II Lensim var. Makineyi alalı henüz bir ay oldu. 600D almadan önce amacım İkinci el temiz bir 50D ve 18-135mm Canon lens almaktı. Fakat bırakın temiz 50D bulmayı normal bir 50D bile bulamadım. O yüzden 600D+18-55mm kit aldım. Fakat şimdi de aklım 60D de kaldı. Sizce makinamı satıp yerine üzerine para ekleyip 60D mi almalıyım yoksa aradaki fiyat farkı için vereceğim parayı 600D’ye Lens için mi harcamalıyım? 60D ile 600D arasında devasa bir fiyat farkı da yok. Lens için vereceğim parayı üzerine eklediğim zaman 60D gövde + 18-55mm IS II lens alınabiliyor. Sizce ne yapmalıyım? Fotograf konusunda kendimi geliştirmiş biriyim. Lense mi yatırım yapmalıyım yoksa işin en başından gövdeye mi yatırım yapmalıyım? Lütfen bu konuda bana yardımcı olun.
        Teşekkür ederim.

        • Lense yatırım yapın makineyi düşünmeyin bile.

          • Erhan

            Çok teşekkür ederim Murat Bey. Son bir sorum olacak. Sizce gezmeyi çok seven ve doğa fotoğraflarına daha yatkın olan ama portre fotoğraf da çeken birinin çantasında hangi lensler olmalı? Tabi hesaplı olmak koşuluyla :)
            Bana küçük bir liste çıkarır mısınız?
            Ben şöyle düşündüm
            Prime Lens olarak: Canon 50mm f.1:1.8 II Lens
            Genel kullanım olarak: Canon 18-135mm Lens

            Bunlar sizce nasıl? Bu lenslerin yanına başka neler eklemeliyim?

          • Tamron 17-50 ekleyin yeter :)

  29. SEMİH ATİK

    Murat bey sayfanızın İPhone ve androit uygulamalarını yaparsanız çok iyi olur diye düşünüyorum.

  30. harflerle ilgili kafam karışıyo markalarda lenslerin motorlu motorsuz olduğunu nasıl anlıcam nikon d5100 alıcam motorsuz bi lens istemiyorum bu makineye uygun lens alırken markaların simgeleri ne olmalı?? ben Sigma 18-50mm f/2.8-4.5 DC OS HSM lens almaya karar vermiştim(bu lens çıkmazlarından sembollerden vs anladığım kadarıyla) acaba bu doğru bi seçim olurmu ?? bide nikkorlardaki dx mevzusu neye karşılık gelmektedir?? cevap verirseniz sevincem valla :))))))

    birde d5100e karar vermeden önce sony slt a55 i araştırıyodum bi kaç yerde herşeyi yazılımsal hallediyolar pek kullanışlı değil vs gibi yorumlar okudum bu makinenin suçu nedir bize ne gibi bi zorluğu olabilir?? (cvp bulabilmek için heryere yapıştırma gereği duydum :)) )

  31. Ömer Yüksel

    Merhabalar Murat bey; EOS 550D kullanıyorum bir üst sınıf bir makina arıyorum. 60D, 7D arasında kararsızım veya canon olarak eşdeğer bir dslr önerebilirmisiniz. şimdiden teşekkürler…

  32. volkan şahin

    bende canon 7d ile pentax k5 arasında kaldım. internetten araştırdığımda pentax k5 ten birçok yönden üstün geliyor. fakat pentax ın yaygın olmaması da ilginç geliyor.

  33. yusufcv

    Piksel Yoğunluğu etkenine göre (71.7 µm² Nikon D700) 4.500 tl – (41.1 µm² 5D Mark II) 6.500 tl

    Piksel Yoğunluğu etkenine göre, daha ucuz olan d700 ün piksel boyutu, 5d mark II den büyük olduğuna göre d700 daha kaliteli fotoğraf çeker mi demek oluyor?????

    • Oguzhan

      karanlik ortamdaki cekimlerde d700 ün yüksek isolardada mark ii ye göre daha iyi sonuclar verecegi anlami cikar bundan !
      yani ayni karanlik ortamda
      5d mark II iso 2400= cok kumlanma (gürültü)
      d700 iso 2400= az kumlanma (gürültü)


Mesaj gönder »

 

Konu Başlıkları »

,

Mesaj Panosundan »

Bizi Takip Edin E-posta bülteni RSS Facebook Twitter Delicious Photoshop